Bazı kentlerdeki planlı su kesintileri nedeniyle yaşanabilecek olumsuzluklara ilişkin Gıda Mühendisleri Odası’ndan uyarı geldi. Uzun süreli su kesintileri sonrası bakteri üremesi, tortu ve pas, koku ve renk değişimi gibi riskler olabileceğine işaret edilerek, “İlk akan suyu birkaç dakika kullanmadan akıtmak riski azaltır. Bulanıklık, renk değişimi veya koku varsa içme, yemek yapma veya gıda yıkama amaçlı kullanılmamalıdır” denildi.
TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu, kente yaşanan su kesintilerine ilişkin olarak uyarılarla dolu bir açıklama yaptı.
Son dönemde her yıl görülen kuraklık, %10 seviyelerinin altına inen barajlardaki kritik seviyeler, işyerlerinde, evlerde ve dolayısı ile gündelik hayatın her alanında derinden hissedildiği belirtilerek, Türkiye’nin kişi başı yıllık 1300 m³ su miktarı ile su stresi yaşan ülkeler kategorisinde olduğu anımsatılan açıklamada, şunları kaydetti:
Küresel su ve gıda ihtiyacı artıyor
“Dünya genelinde su tüketiminin yaklaşık %70’i tarım, %20’si sanayi, %10’u da insani tüketim amacı ile kullanılmaktadır. Sanayi amaçlı su tüketiminde gıda, tekstil ve kâğıt üretimi başı çekmektedir. Dünya Ekonomik Formu değerlendirmelerine göre 2050 yılına kadar küresel gıda ihtiyacı %70’e varan oranlarda artması beklenmektedir. Buna bağlı olarak gerek dünyada gerekse ülkemizde gıda ve su tüketiminde artış gözlenecektir.
Tarım ve gıda sektörü başta olmak üzere ekonomik gelişmelerin, yatırımların başlıca belirleyicisi olarak iklim ekonomisi ön plana çıkmaktadır. Bu kapsamda günlük hayatımıza girecek olan kaynak yönetimi, evlerden, sulama sistemlerine, işletmelerden, sanayi tesislerine her aşamada belirleyici olacak, döngüsel ekonomiye uygun yaşam biçimine geçiş zorunlu hale gelecektir. Daha az kaynak ile daha çok üretim hedeflenecektir. Tarıma dayalı olarak su tüketiminin yüksek, ekonomik değerinin sanayiye göre az olması, tarımda ürün deseninde ekonomik değeri yüksek ürünlere yönelime, bu durumun da gıda sektöründe değişikliklere sebep olması muhtemel olacaktır.
“Herkesin sorumluluğu var”
Ülkemizde iklimsel değişikliklerin beraberinde gelen kuraklık, orman yangınları, şebekelerdeki kayıp kaçaklar, bilinçsiz su tüketimi, verimsiz sulama, yer altı ve yer üstü sularının biriktirilmesi ve korunmasına ilişkin uygulama eksiklikleri, sanayide ve tarımda suyun verimsiz kullanımı gerek birey olarak gerekse çalışan olarak bizlere önemli sorumluluklar yükleyecektir. Hayatımızın her alanında ayak izlerimizi küçülterek, kaynak verimli, bilinçli, üretici ve tüketiciler olmamız gerekmektedir.
Bulunduğumuz işyerlerinde ülkemiz gerçeklerini ve geleceğimizi de düşünerek gerekli uygulamaları bir an önce hayata geçirmemiz gerekmektedir. Su kullanımının azaltılması, verimliliğin korunması veya su geri kazanımı yapılabilecek, farklı uygulama örnekleri araştırılabilecek noktalar aşağıdaki gibidir:
• Proses türü (ör. Başta sterilizasyon, yıkama)
• Hijyen uygulamaları
• CIP (Clean-in-Place) sistemlerinin kullanımı ve verimliliğinin takip edilmesi
• Otomasyon ve üretim teknolojisi
• Kuru veya ıslak proses kullanımı
• Hammaddenin temizliği/hazırlanması
İşletmelerde neler yapılabilir?
Ayrıca işletmeler içerisinde hedefler konulabilir ve uygulamalar hayata geçirilebilir. Örnek konu başlıkları şöyledir:
• Önemli noktalarda insani tüketimler de dâhil olmak üzere ölçüm yapılması (Prosesin her parçası için bölgesel sayaçlar, kullanılan kimyasalın takibi, miktar ölçümü, sensör/ölçüm cihazları ile kirlilik takibi), işletme içi verimsiz veya kayıp, kaçakların hesaplanması, su yönetimi sistemi kurulumu,
• Su ayak iznin hesaplanması,
• Kapalı devre su kullanımı olan ünite veya proseslerin seçilmesi
• Proses suyu ve temizlik sularının ayrı toplanması, geri kazanılması ve mahalde geri kullanımı
• Tesis genelinde su geri kazanımı (NF, UF, RO, UV, membran sistemler)
• CIP sisteminin verimli kullanımı,
• Sterilizasyonda su kullanımının azaltılması çalışmalarının yapılması,
• Kuru temizleme ve düşük basınçlı yıkama teknikleri kullanılması
• Kalite yönetim sistemleri uygulamalarının sağlıklı işletilmesi
Evsel kullanımda dikkat edilmesi gereken noktalar
Uzun Süreli Kesinti Sonrası Su Kalitesi Riski
Uzun süreli su kesintileri sonrası su kalitesini olumsuz etkileyecek bazı riskler bulunmaktadır;
• Bakteri üremesi
• Tortu ve pas (eski tesisatta metal birikimi)
• Koku ve renk değişimi
Bu risklerden kaçınmak için evsel kullanımda aşağıdaki konulara dikkat edilmelidir:
• İlk akan suyu birkaç dakika kullanmadan akıtmak borulardaki beklemiş suyun tamamen boşalmasını sağlar ve riski azaltır bu suyu tuvalet temizliği, bahçe sulama vb. alanlarda kullanmak daha uygun olacaktır.
• Bulanıklık, renk değişimi veya koku varsa içme, yemek yapma veya gıda yıkama amaçlı kullanılmamalıdır. Bu suyu tuvalet temizliği, bahçe sulama amaçlı kullanın.
Mutfakta gıda güvenliğini korumak için önlemler
• İçme suyu ve yemeklerde kullanılacak su olarak sadece güvenilir ve temiz su kullanılmalıdır.
• Eller, gıda hazırlamadan önce temiz su ile en az 30 saniye sabun kullanarak ve ovuşturularak temizlenmeli ve durulanmalıdır.
• Kesinti sırasında dezenfektan bazlı el temizleyiciler kullanılabilir.
Meyve ve sebze yıkarken az su ile güvenli temizlik
• Derin bir kapta suda bekletme ve ovalama yöntemi kullanılmalıdır.
• Durulama suyu bir kapta toplanarak başka alanlarda (bahçe sulama, tuvalet temizliği vb.) tekrar değerlendirilebilir.
• Kabuklu sebzelerde fırça yardımıyla yüzey temizliği yapılmalıdır.
• Su ile temizlendiğinden emin olunmayan kabuklu gıdalar, kabuklar soyularak tüketilmelidir.
• Mahalle aralarında kuyu, tanker, bidon vb. kaynaklardan içme suyu temin edilmemelidir.
• Evlerde ihtiyaç fazlası su depolanmamalıdır. Su depolamada geniş kapaklı musluklu temiz bidonlar tercih edilmeli, güneş görmeyen serin yerde muhafaza edilmelidir. Sular geldiğinde öncelikle depolanmış sular tüketilmeli, temizliği sürekli kontrol edilmelidir.
• Ek olarak tüm bunlara ilaveten suyu kaynatarak kullanmak pastörizasyon etkisi yarattığı için etkili bir yöntemdir.
Sonuç olarak, su kesintileri yalnızca yaşam konforumuzu değil, sağlığımızı da etkileyebilir. Bu süreçte hem suyu verimli kullanmak hem de gıda güvenliğini sağlamak, halk sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır.
“Güvenli gıdaya erişim, temel bir insan hakkıdır”
Temiz ve güvenilir suya ulaşmak da bu hakkın ayrılmaz bir parçasıdır. Sağlıklı ve güvenli gıda üretimi, hazırlanması ve tüketimi ancak temiz su ile mümkündür. Bu nedenle suyun kesintisiz, kaliteli ve güvenli şekilde temini; bireylerin sağlığı, toplumun refahı ve yaşam hakkının korunması açısından devletlerin ve yerel yönetimlerin öncelikli sorumlulukları arasındadır.”
www.gidahatti.com/haber/26232819/gida-muhendislerinden-su-kesintileri-icin-uyari?





