İktidarın kötü yönetimi ekonomiyi Türkiye’nin en önemli sorununa dönüştürdü.
Yapılan bütün anketlerde “Türkiye’nin en önemli sorunu nedir?” sorusuna verilen “ekonomik” yanıtı birinci çıkıyor.
Vatandaş yaşadığı geçim sıkıntısını aşamıyor.
İktidar, gelir dağılımını her yıl bozarak en yüksek gelire sahip olanla en düşük gelire sahip olanlar arasındaki farkı uçuruma dönüştürdü.
En yüksek gelire sahip yüzde 20’lik kesimin milli gelirden aldığı pay yüzde 48. En düşük gelire sahip yüzde 20’nin payı ise yüzde 6.
Arada 8 katlık bir uçurum var.
Üniversiteyi bitiren gençlerin en büyük şikayeti iş bulamamak.
Kuryelerin ve kasiyerlerin çoğu üniversite mezunu.
Mezun olduğu alanda iş bulmak neredeyse olanaksız hale geldi.
TÜİK’e göre bile zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü (geniş tanımlı işsizlik) oranı yüzde 20,9 oldu.
İşsizlik oranında yıllar içinde düşüş değil yükseliş var.
İktidar bu sorunu çözmek için hiçbir şey yapmıyor.
İşsizleri kaderine terk etmiş durumda.
Asgari ücretle iş bulabilenlerin aldığı ücret ise aylık 28 bin 75 lira.
Bu ücretle geçinmek elbette söz konusu bile değil.
Düşük gelirli vatandaş kredi kartlarını patlatmış durumda.
Bankalar kredi kartı limitlerini düşürme kararı aldılar.
Haciz işlemleri yaygınlık kazandı.
Aynı şekilde iflaslar arttı.





