Küresel enerji geçişi hız kazanırken, biyoyakıtlara yönelik talep bitkisel yağ piyasalarını derinden etkiliyor. Artan harmanlama zorunlulukları ve destekleyici politikalar, yağ bazlı biyoyakıtların hem fiyatını hem de ticaret akışlarını yeniden şekillendiriyor.
FAO’nun Gıda Görünümü raporu, biyoyakıt sektöründen gelen bitkisel yağ talebinin uluslararası fiyatları hızla yukarı çektiğini ortaya koyuyor. FAO Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi, Ekim 2025’te Mayıs ayına göre yüzde 11,3 artarak 169,4 puana yükseldi. Böylece endeks, Temmuz 2022’den bu yana en yüksek seviyesine ulaşarak gıda emtia göstergeleri içinde en sert artışı kaydetti.
Küresel talepteki bu ivmenin arkasında, başlıca üretici ülkelerin uyguladığı destekleyici politikalar ve daha yüksek karışım zorunlulukları bulunuyor. Endonezya, Brezilya ve ABD’de hükümet girişimlerinin yönlendirdiği yağ tohumu bazlı biyoyakıtlar ile şeker kamışı etanolü, 2026’ya doğru büyümenin ana unsurunu oluşturuyor. FAO, bu sezon küresel yağ ve katı yağ kullanımının yüzde 2,1 artacağını ve artışın “büyük ölçüde biyoyakıt sektöründen kaynaklandığını” vurguluyor.
Stoklar üçüncü yılda da düşecek
Yükselen talep karşısında üretimin geride kalması, küresel stokları daraltıyor. FAO, 2025/26 sezonunda yağ ve katı yağ stoklarının art arda üçüncü kez azalacağını öngörüyor.
Raporda özellikle Endonezya’nın 2026’da biyodizel harmanlama zorunluluğunu artırma planı, palmiye yağı fiyatlarını destekleyen ve piyasayı sıkılaştıran temel unsur olarak öne çıkıyor. Bu tablo, fiyat baskılarını yalnızca hızlandırmakla kalmıyor; aynı zamanda tedarik zincirlerinin maliyet yapısını da karmaşık hale getiriyor.





