Başkent Üniversitesi kurucusu, bilim insanı Cumhuriyet’e kazandırdığı en büyük eseri Başkent Üniversitesi ve yan kuruluşlarıyla birlikte ülke ekonomisine, istihdamına, gıda ve tarıma katkı sunuyor. Ünlü tıp insanı, ameliyatlardan çıktıktan sonra bağ, meyve bahçeleri ve tarlalarında yetiştirdiği organik ürünlerin hasadına başladı.

Başkent Üniversitesi bünyesinde, hastane, televizyon, otel, süt ürünleri, gıda, tarım ve hayvancılık, demir, ahşap, tekstil üretim merkezlerinin yanında araştırma deney merkezleri kuran Haberal “Üretim yapmayan toplumlar aç kalmaya mahkumdur” diyor. Eğitim, sağlık ve turizm alanındaki yatırımlarının yanında tarım ve hayvancılığa neden önem verdiğini Haberal şöyle açıkladı:
HALK SAĞLIĞI İÇİN
“Ülkemiz, gıda, tarım ve hayvancılık gibi halkın sağlığı ve bekası bakımından çok önemli, uzun dönemli önlemlerle düzenlenebilecek sorunlarla karşı karşıya. Gıda ve hayvancılık alanında ithal bağımlılık çok üst düzeylere ulaştı. Gelecekte üretmeyen aç kalacaktır.”
Haberal hoca, organik tarım ve hayvancılık alanında da öncü oldu. Ticari amaç gütmeden, “Üretmeyen aç kalır” sloganıyla topluma yol gösteriyor ve şu uyarılarda bulunuyor:
“Bizim için eğitim ve sağlık, birbirinden ayrı alanlar değildir. Bilginin üretildiği, uygulandığı ve topluma fayda sağladığı bütünleşik bir sistem oluşturmayı hedefliyoruz. Bu anlayışla yalnızca eğitim ve sağlıkta değil; tarım ve hayvancılıktan gıdaya, kültür ve sanattan medyaya, tekstilden inşaata kadar farklı alanlarda da üretim gerçekleştiriyoruz. Kızılcahamam ilçesinin bir köyünde çiftliğimiz var. Süt, Kazan’daki fabrikada işleniyor. Anaokulundan koleje, otellerden polikliniklere, değişik illerde hastanelere, diyaliz merkezlerimizden tarımsal üretim alanlarımıza, tekstil ve gıda faaliyetlerimize kadar uzanan bu yapı, üretmenin ve ülkeye değer katmanın bizim için ne kadar önemli olduğunun göstergesidir.”
450 TON BUĞDAY, 150 TON NOHUT
Prof. Dr. Haberal, tarım ve hayvancılığa verdiği önemin bir parçası olarak, bu yıl 450 ton buğday, 150 ton nohut, 25 ton arpa, 50 ton soğan ve patates, elma ile birlikte mısır, meyve ve sebze üretimi gerçekleştirdi. Üretime dayalı, sürdürülebilir bir model ortaya koymaya devam ediyor.
Ticari amaç gütmeden, yıllar öncesinde “üretmeyen aç kalır” diyen, halkı üretime teşvik eden Haberal, Atatürk’ün 9 Haziran 1923 tarihinde söylediği “Çiftçilik milletimizin hayatı, serveti, kudretidir” sözünü rehber kabul ediyor, Kızılcahamam ve Kazan’daki çiftlikleriyle öncülük ediyor.







