Doğa, aslında dünyanın en büyük ve en eski tasarım laboratuvarı.
Doğanın milyarlarca yıldır mükemmelleşmiş tasarım ilkelerini ve sistemlerini, bugünün sorunlarına sürdürülebilir çözümler üretmek için model almaya biyomimikri diyoruz.
İşte Niğde’nin bereketli topraklarında; su kıtlığı ve verimsizlikle mücadele etmek için bu kadim bilgeliği bir rehber olarak kullanan iki genç zihin var.
Bugün sizi; hayallerini doğanın kusursuz mühendisliğiyle harmanlayan Roboswords ekibinden Tusem Buya ve Melih Şaman’ın ilham verici yolculuğuna davet ediyoruz.
Tusem ve Melih, baykuşun kanat yapısından sessiz enerji üretimini, lotus çiçeğinin hidrofobik dokusundan su arıtmayı ve hatta elektrikli yılan balığının hücre yapısından elektrik depolamayı modelleyerek yaşayan bir ekosistem tasarladılar.
Karıncaların iletişim ağından akıllı güvenlik sistemlerine, arı peteklerinden ise ısıyı hapseden sera tasarımlarına uzanan ‘Tarımda Kalkınma Projesi’, biyomimikri disiplininin yerel sorunlara nasıl yenilikçi bir vizyonla çözüm sunabileceğinin en somut kanıtı.
İkilinin bu projesinin ilk tohumları ise okullarına gelen Bilim Kuşağı Atölyeleri ile atıldı.
Peki, nedir bu Bilim Kuşağı Atölyeleri? Türkiye’nin dört bir yanındaki ihtiyaç sahibi okullarda okuyan öğrencilere, yeni teknolojileri öğrenebilecekleri bilim setleri gönderilir. Türkiye İş Bankası ve Petrol Ofisi Grubu’nun iş birliği ile gerçekleşen bu bilim seferberliği ile gönüllü rol modeli öğretmenler aracılığıyla öğrencilere, teknolojik bir donanımla araştırma yapma fırsatı tanınıyor. Bu sosyal sorumluluk projesi sayesinde ortaya çıkan icada yakından bakalım.





