Bu rakamla dünya ikinciliğine yükseldik.
Ancak zeytinyağı üretiminde aynı başarıyı henüz yakalayabilmiş değiliz.
Önümde dünya zeytinyağı üretimine ilişkin bir tablo var.
2025/26 sezonunda İspanya’nın üretimi 1 milyon 300 bin ton, Türkiye’nin
ise 180 bin ton.
2026/27 sezonunda İspanya’nın 1 milyon 500 bin, Türkiye’nin ise 330-400 bin ton arasında üretim yapması bekleniyor.
Türkiye açısından ciddi bir toparlanma söz konusu.
Ancak İspanya ile aramızdaki fark hâlâ çok büyük.
Üstelik zeytinyağında asıl mesele yalnızca ne kadar ürettiğiniz değil, ürettiğiniz yağı dünyaya hangi markayla sattığınız.

İSPANYA ÜRETİYOR İTALYA MARKALAŞIYOR
Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bernard Arkas, Arkas Holding CEO’su Önder Türkkanı ve Kristal Yağları Genel Müdürü Vural Gözgeç ile buluştuğumuzda
sohbetimizin önemli bölümünü bu konu oluşturdu.
Bernard Arkas, dünya zeytinyağı pazarındaki tabloyu şöyle özetledi.
“İspanya üretim ölçeğiyle, İtalya markalaşma birikimiyle, Tunus ise rekabetçi üretim koşullarıyla öne çıkıyor.”
Ardından Türkiye’nin avantajına dikkat çekti.
“Anadolu’nun zengin zeytin çeşitleri ve köklü üretim kültürü var. Bizim de bu kültüre dayanan bir hikâye yazmamız gerekiyor.”
Gerçekten de İtalya’nın dünya pazarındaki gücü yalnızca kendi ürettiği zeytinyağından kaynaklanmıyor.
Farklı ülkelerden temin edilen yağlar da İtalyan markalarıyla uluslararası pazarlara sunuluyor.
Türkiye ise yıllarca zeytinyağını üretim ve ihracat miktarları üzerinden değerlendirdi.
Oysa bu işin bir de markalaşma tarafı var.
Bernard Arkas’ın hedefi de bu.
“Anadolu’nun zenginliğinin kendi markalarımızla dünya pazarlarında karşılık bulmasını istiyoruz.”
88 YILLIK VAPURUN YENİ ROTASI VAR
Kristal’in hikâyesi İzmir’in ticaret geçmişine uzanıyor.
Micaleff ailesinin Malta’dan İzmir’e vapurla gelişiyle başlayan yolculuk, 1938’de bir zeytinyağı markasına dönüşüyor.







