Arla’nın “Plate of the Nation” raporuna göre, insanlar yeterince kalori alıyor ama vücutlarının ihtiyacı olan asıl besinleri alamıyor. Rapora adını veren kavram da “beslenme açığı” oldu. Tok ama beslenmemiş bir ulus. Uluslararası Gıda Bilgi Konseyi’nin (IFIC) Haziran araştırmasının en kıymetli bulgusu ise Amerikalıların yüzde 41’i, ambalajın ön yüzünde en faydalı etiketin hem sınırlanması gereken besinleri hem de faydalı besinleri birlikte göstermesi gerektiğini söylüyor. Yani insanlar diyor ki: bana sadece neyden kaçacağımı söyleme, neyi arayacağımı da söyle.
Dün gece evde üç ekran açıktı.
Tv kanalında Dünya Kupası. Cep telefonu ekranında, teknolojinin trilyon dolarlık halka arzı ve yeşil oklar. Tabletimde ise bir tablo: İngiltere’de on bir-on sekiz yaş arası kızların üçte biri yeterli iyot alamıyor.
Hangisi haber? Üçü de. Ama hangisi yarın hâlâ önemli olacak? İşte orada duraksıyorum.

Gerekli besinleri alamayan nesil
Bal toplarken öğrendiğim bir şey var. Kovanın ağırlığı sizi yanıltır. Tartıda ağır gelen bir kovan, içi şekerle doldurulmuş ama poleni eksik bir kovan olabilir. Arı toktur ama beslenememiştir. Ağırlık başka şey, beslenme başka şey.
Bu hafta iki araştırma okudum ve ikisi de bana aynı kovanı anlattı.
İlki Atlantik’in bu yakasından. Arla’nın “Plate of the Nation” raporu, İngiliz Beslenme Vakfı’yla birlikte beş binden fazla yetişkin ve sekiz yüz çocuk üzerinde yapılmış. Bulgu tek cümleyle şu: insanlar yeterince kalori alıyor ama vücutlarının ihtiyacı olan asıl besinleri alamıyor. Rapora adını veren kavram da “beslenme açığı.” oldu. Tok ama beslenmemiş bir ulus. Şekerle dolu kovan gibi…
İkincisi Amerika’dan. Uluslararası Gıda Bilgi Konseyi’nin (IFIC) haziran araştırması. Nutrition Facts etiketinin Amerikalıların alışverişini değiştirmesinin üzerinden tam otuz yıl geçmiş. Bin yetişkinle yapılan ankette tüketicilerin yüzde 79’u ambalajdaki bilgiyi en az ara sıra okuyor, yüzde 86’sı okuduğunu anladığına inanıyor. İnsanlar etiket okuyor yani. Peki ne arıyorlar orada?
İşte bu sorunun cevabı, yazının kalbi.
İki rapor iki risk
Önce rakamlara bakalım, çünkü rakamlar bazen şiirden daha çarpıcıdır.
Arla’nın İngiltere tablosu bir paradoks müzesi gibi. İnsanların yüzde 79’u sağlıklı beslenmenin önemli olduğunu söylüyor; ama yalnızca yüzde 53’ü çoğu zaman sağlıklı beslendiğini hissediyor. Yüzde 75’i hangi gıdanın sağlıklı olduğunu bildiğini düşünüyor; ama yalnızca yüzde 37’si sağlıklı beslenmenin “kolay” olduğunu söylüyor.








