Geçen yıl kuraklık, zirai don ve selin darbe vurduğu tarımda bu kez yüksek rekolte söz konusu ancak üretici mutsuz… Fındık, kuru üzüm, yeşil mercimek, sarımsak ve kayısıda geçen yılın altında kalan fiyatlar üreticinin gelirini düşürürken, artan girdi maliyetleri de tabloyu ağırlaştırdı. Üretici temsilcileri, fiyat istikrarının sağlanması için devletin piyasaya daha etkin müdahale etmesini ve arz fazlası ürünlerin piyasadan çekilmesini istiyor.
Geçen yıl kuraklık, zirai don ve sel gibi afetlerle mücadele eden çiftçi, bu yıl da yüksek rekolte ve düşük fiyatlarla karşı karşıya kaldı. Türkiye’nin önemli ihraç ürünleri arasında yer alan fındık, kuru üzüm, yeşil mercimek ve sarımsakta üretici fiyatları geçen yılın altında kaldı. Mazot, gübre, işçilik ve diğer girdi maliyetleri son bir yılda en az yüzde 50 artarken, serbest piyasa ve kamu alım fiyatlarının beklentilerin gerisinde kalması üreticinin gelirini olumsuz etkiledi. Serbest piyasa fiyatlarının Toprak Mahsulleri Ofisi’nin alım fiyatının da altında seyretmesi, tarım sektöründe “bolluk üreticiyi sevindirmedi” yorumlarını beraberinde getirdi. Sektör oyuncuları piyasada istikrar sağlamak için fiyat artınca ithalata başvuran yetkililerin fiyatlar düşüncede tarımsal üretimin sürekliliği ve üreticilerin mağdur olmaması için arz fazlası ürünlerin piyasadan çekilmesi için gereken tedbirleri almasını istediler. Sektör temsilcileri bir diğer önerisi ise alımlarda kota uygulamasının kaldırılması ve ödeme şartlarının iyileştirilmesi.
Fındıkta TMO 250 lira verdi, piyasa 170’den alıyor
Geçen yıl zirai don nedeniyle rekoltesi yüzde 50’nin üzerinde gerileyen fındıkta, bu kez yüksek rekolte üreticiyi vurdu. Geçen yıl serbest piyasada bir ara kilosu 370 liraya kadar yükselen fındık, ardından 170-180 TL bandına gerilerken, yeni sezonda da aynı seviyelerde işlem görüyor. Serbest piyasa fiyatı, TMO’nun bu yıl açıkladığı 250 liralık alım fiyatının 70-80 lira altında kalırken, üreticinin 300 TL’lik fiyat beklentisi de karşılık bulmadı. Üretici birliği FİSKOBİRLİK ise fındık alım fiyatını üyeleri için 195 TL, üye olmayan üreticiler için 185 TL olarak açıkladı. TMO zirai don yaşandığı geçen yıl 200 lira alım fiyatı açıklamıştı. Üretici temsilcileri üreticiye fındığını emanete bırakma çağrısı yaparak piyasada fiyatları dengelemeye çalışıyorlar.
Kuru üzümde alım fiyatı geçen yılın 40 lira altında
Geçen yıl 9 numara kuru üzümü 120 TL’den alan TARİŞ, bu sezon 80 lira alım fiyatı açıkladı. 80 TL’lik avans fiyatı, geçen yılın 40 lira altında kalırken serbest piyasada ise 60-65 liradan işlem görüyor. Üreticinin beklentisi ise en az 150 liraydı. Son bir yılda bağcılıktaki girdi maliyetlerinin yaklaşık yüzde 70 arttığını vurgulayan Manisa Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, “2023 yılında üretici ürününü 100-120 TL, 2025 yılında ise yaklaşık 120 TL seviyesinde sattı. 2026’ya gelmişiz, açıklanan fiyat 80 lira. Üstelik bu brüt rakam, bundan hangi kesintilerin yapılacağı da belli değil” dedi. Serbest piyasada da fiyatların üreticinin beklentisinin çok altında olduğunu vurgulayan Yalvaç, “Salihli’de tüccar üzümü 65-70 TL seviyesinden alıyor. Devletin sezon başlamadan önce fiyat açıklaması ve alım noktalarını belirlemesi gerek. Üretici üzümünü kestiği anda ilaççısı, mazotçusu, gübrecisi ve işçisi parasını istiyor. Eylül sonu, ekim başı geldiğinde zaten çiftçinin elinde ürün kalmıyor. Ürününü satıp borçlarını ödüyor” dedi. Üreticinin yalnızca üzümde değil, diğer tarımsal ürünlerde de benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu dile getiren Yalvaç, karpuz, kayısı, salatalık, salçalık domates, kiraz ve erikte de üreticinin beklediği geliri elde edemediğini sözlerine ekledi.







