Türkiye’nin 2035’e kadar su yönetimindeki yol haritası Ulusal Su Planı ile açıklandı. İklim değişikliği, kuraklık ve artan su talebi karşısında hazırlanan plan, tarımdan sanayiye, şehirlerden enerjiye kadar suyun nasıl kullanılacağına ilişkin önemli değişiklikler öngörüyor. Yapay zekayla su yönetiminden arıtılmış suyun yeniden kullanımına, modern sulamadan taşkın ve kuraklıkla mücadeleye kadar 141 eylem arasından öne çıkan 20 başlığı derledik.
Türkiye su stresi yaşayan bir ülke ve iklim değişikliği bu tabloyu giderek daha kritik hale getiriyor. Düzensizleşen yağışlar, kuraklık, aşırı hava olayları ve artan su talebi artık suyu yalnızca çevre politikalarının değil, tarımın, sanayinin, enerjinin, şehirleşmenin ve ekonominin de temel meselelerinden biri haline getiriyor.
Bu tablo karşısında hazırlanan Ulusal Su Planı 2026-2035, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Plan hazırlanırken 192 kurum ve kuruluşun görüşü alındı ve iletilen 752 görüş değerlendirildi. Ortaya bir yol haritası çıkarıldı ve 8 ana hedef, 31 strateji ve 141 eylem belirlendi. Ancak yüzlerce sayfalık politika ve eylem setinin içinde günlük hayatımızı, tarımı, şehirleri ve sanayiyi doğrudan ilgilendiren önemli başlıklar var.
Ulusal Su Planı’nda öne çıkan 20 başlık
“Suya göre planlama” dönemi: Su artık diğer politikaların ardından gelen bir altyapı konusu değil, ekonomik faaliyetleri yönlendiren stratejik bir unsur olarak ele alınıyor. Tarım, sanayi ve diğer sektörlerde planlama yapılırken mevcut su varlığının belirleyici olması hedefleniyor.
Tarımda su kullanımı dönüşümün odağında: Türkiye’nin en büyük su kullanıcısı olan tarım, dönüşümün merkezinde. Suya göre üretim planlaması, ürün deseninin havzanın su potansiyeli dikkate alınarak belirlenmesi anlamına geliyor.







