Kahverengi kokarca, Karadeniz’den sonra Türkiye’yi sardı. Uzmanlara göre, gıda güvenliğini tehdit eden istila acilen afet kapsamına alınmalı, topyekün bir mücadele şart.
Dünyada baş belası olarak anılan kahverengi kokarca, 2017’de Türkiye’ye Gürcistan sınırından giriş yaptı. En çok hasarı da fındığa verdi. Fındık rekoltesinin 5’te 2’sini yok etti, fiyatların ikiye katlanmasına neden oldu. Şimdi Karadeniz sınırı da aşıp Ege, Marmara ve Akdeniz’e kadar ilerledi.
Ziraat Mühendisleri Odası Trabzon Şube Başkanı Cemil Pehlevan, kahverengi kokarcanın artık yerel bir tarım sorunu değil, ülkenin gıda güvenliğini tehdit eden bir kriz haline geldiğini söyledi. Pehlevan, “Bu bir pandemi. Resmen afet kapsamına alınması için dilekçemizi verdik” diye konuştu.

MÜDAHALEYE GECİKTİ
2017’de yapılan uyarılara rağmen geçen seneye kadar baskın bir mücadele yapılmadığını, son dönemde evlere kadar girdiğini kaydeden Pehlevan, “Böceğin inanılmaz bir çoğalma hızı var, yaşayabileceği bitki sayısı çok fazla” diye konuştu. Pehlevan, Marmara ve İç Anadolu’ya yayıldığını, asıl tehlikenin sıcak iklimli Ege ve Akdeniz bölgelerinde olduğunu aktararak, “Seneye bir çok ilde patlayacak. Bu hızla giderse yakın zamanda komşu ülkelerin de sorunu olacak” dedi.

EN BÜYÜK ZARAR FINDIKTA
Kokarca en büyük zararı fındığa verdi. Pehlevan, 600 bin ton civarında beklenen rekoltenin 459 bin tona düştüğünü kaydederek, “Fındığın beşte ikisi kaybedildi. Kalan ürünün de kalitesi düşük, içi bozuk. TMO’nun 195 TL olarak açıkladığı fiyat, serbest piyasada 380 TL’ye çıktı. Bu artış daha da sürecek” dedi. Pehlevan, istilanın tüketiciyi de etkileyeceğini belirterek, “Temel gıdalarda erişim zorlaşacak. Hem fiyatlar yükselecek, hem de ilaç kalıntıları ve sağlık riskleri artacak” uyarısı yaptı. Pehlevan, Tarım Bakanlığı’nın koordinasyonunda ilgili kurumlarla topyekün bir mücadele gerektiğinin altını çizdi.
![]()





