Supangle adı aslında Avrupa pastacılığının iki kardeş geleneğinin İstanbul’da buluşmasının bir sonucu. Fransızların soupe anglaise’i, İtalyanların zuppa inglese’si. İkisi de sütlü, kremalı, bisküvili, İngiliz kökenli tatlı ailesinden geliyor. Ama bu iki dünya İstanbul’da Levanten pastacıların eline geçince işler değişmiş. Fransızca isim halk arasında supangleye dönüşmüş, formsa neredeyse tamamen bize ait bir tatlıya evrilmiş. Bugün İstanbul pastanelerinde yediğimiz supanglenin, kökeni Avrupa’da olsa da, ruhu bütünüyle bu şehrin.
Bu yazının fikri de tam bu kültürün içinden çıktı. Bu sezonun şampiyonu Sezer, ‘MasterChef’te öyle bir supangle yaptı ki hepimizi mest etti; sonra da bunu Yeşilköy’deki Abdullah Pastanesi’nde öğrendiğini söyleyince merak damarım fena kabardı. Ben zaten gizli bir supangle fanıyım. Haliyle dayanamadım, sosyal medyada “Sizin favoriniz neresi” diye sordum.
Cevaplar yağdı: Başar Başaran, Aşkana’yı ve Savoy’u yolladı; Candaş Tolga, Manolya’yı savundu, Semih Şentürk’se “Abi en iyisi nerde yaz n’olur” diyerek duygusal baskı kurdu. Takipçilerimden gelen yüzlerce yorumu ince eledim, bazılarını deneyip silmek zorunda kaldım (malum, supangle tartışması ciddi meseledir), sonunda en çok önerilen ve beğendiğim 10 yeri seçtim.
Sonra da üç şef olarak (Mehmet Yalçınkaya ve Danilo Zanna’yla) bu listeyi tek tek tadıp İstanbul’un supangle haritasını çıkardık.





