Elif Özge Yalçın
ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarıyla sıcak çatışmaya dönen gerilim diplomasi kanallarını hareketlendirirken ülke ekonomileri için de alarm zilleri çalıyor. İran’la 2.5 milyar dolarlık ithalat, 3 milyar dolarlık da ihracat hacmine sahip Türkiye’nin önünde iki aydır ihtimal olarak duran emtia tedariki krizi artık kapıda. Tahran’ın, dünyanın en önemli petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) geçiş noktası Hürmüz Boğazı’nı kapatmasıyla fiyatlarda sıçrama beklenirken uzmanlara göre durum Merkez Bankası’nın faiz indirimlerini zora sokacak.
Uluslarası deniz hukuku ve ticareti uzmanı Selçuk Esenyel’in aktardığı bilgilere göre Hürmüz’den geçen petrol hacmi günlük yaklaşık 17 milyon varil yani dünya ticaretinin yüzde 25’i. LNG hacmi ise küresel LNG ticaretinin yüzde 20’si. Esenyel, Türkiye’nin enerji ithalatının yüzde 40’ının doğalgaz ve LNG’den geldiğine dikkat çekerek “Spot LNG alımları artıp maliyetleri yükselir. Elektrik üretim maliyetlerinde 1-2 hafta içinde artış riski var. Sanayi girdi maliyetleri ve lojistik maliyetlerde zincirleme artış, enflasyon üzerinde kısa vadeli baskı oluşur” diyor.
DIŞYÖNDER Başkanı Hakan Çınar, ihracatçıları da zor günlerin beklediğini vurguluyor, yorumu şöyle:
“Batı da dahil olmak üzere resesyon riski kendisini gösterecektir. İhracat maliyetlerinde navlunun artışı, sigorta maliyetlerinin artması ve teslim sürelerinin uzamasıyla birlikte rekabet gücümüz zayıflayacak. Özellikle kimya, plastik ve enerji yoğun sektörlerimiz daha fazla etkilenecek. Avrupa Birliği’nde olası bir resesyonun ihracatımız üzerindeki etkileri daha fazla hissedilecek.”





