Başta kamu olmak üzere savaşı, başarısızlıklarına bahane yapanlar şunu bilsin ki bu karmaşada yol almayı bilenler, barış zamanının yeni efendileri olacak, farklı zenginlik alanlarına hükmedecek.
Dönüşüm; daha iyi bir yarın uğruna, dünü geride bırakmaktır. Savaş; günü mahveden fakat barış ile geride bırakılasıdır. Burada sorun savaşın ağıt coğrafyası olmayı biran önce terk edip, sonrasında dönüşecek dünyaya uygun davranmak, üretmek, yönetmek, strateji oluşturmak olmalıdır.
Her savaş, az veya çok; dönüşüme vesiledir. Tıpkı yangının ormanı yenilemesi gibi… Ama o yangını bilinçli çıkarmak, deliliktir. Tıpkı Trump ve Netanyahu’nun yaptığı gibi. Gerçek dönüşüm, savaş sırasında değil, sonrasında yapılan akıllı, adil, uzun vadeli yatırımlarla gelir. Peki ya bugünden?
SAVAŞIN İCAT ETTİĞİ YENİLİKLER VE SUNDUĞU FIRSATLAR…
Savaşın dönüştüreceği dünyayı önceden görmek, barış döneminde birkaç adım öne çıkmak ve savaş ortamının bozduğu üretim, paylaşım, yönetim alanlarını hızla terk edip yeni bir yer, yol, yöntem bulmak… Bunu yapan şirketler, barışı dahi beklemeden, cesurca yola çıkmış ve başarabilmişlerdir.
Kaldı ki savaşların var ettiği yeni alanlar söz konusudur: jet motoru, radar, nükleer enerji, bilgisayar, penisilin, seri üretim, modern tıp, insan hakları sözleşmesi, AB, modern tarım… Cumhuriyetimiz dahi savaşın neticesinde kurulabilmiştir. Bu açıdan savaşı bahane değil, dönüşüme fırsat bilmek gerekir.







