Mine Ataman: Kıyamet provasının altında kaldık!

0
392

Birleşmiş Milletler, afet yönetimini “felaketin etkilerinden korunmak için nasıl hazırlandığımız, felakete nasıl yanıt verdiğimiz ve nasıl ders çıkardığımız” şeklinde tanımlıyor. Çocuklarımıza sürekli “ders alacaksın” diye salık veriyoruz. Kendimiz zerre ders almıyoruz, daha bir yıl önce yaşanan felaketten insan ders almaz mı? Almadık kıyamet provasının altında kaldık.

Önlem almaya harcamadığımız bütçeler, şimdi afetin sonuçlarını yönetmeye gidiyor. “Şimdi zamanı değil acımız büyük diyoruz,” acımız azaldığında unutuyor, yok sayıyoruz. Her felaketten sonra “küllerimizden doğacağız” sloganları atıp, ilk felakette aynı yerden yıkılıyoruz.

Hala çuval dızı kendimize batırmıyoruz. Yıllarca “cana geleceğine mala gelsin dedik” bak olmadı cana da geldi mala da. Neden yıkıldık demiyoruz, neden altında kaldık, diyoruz. 1999 depreminde uzman olarak Türkiye’ye gelen Los Angeles California Üniversitesi Profesörlerinden Jonathan Stewart “bunu daha önce de gördük “eski inşaat teknikleri, deprem felaketini neredeyse garantiledi” diyor.

Müteahitleri suçluyoruz, yanı başımızda bu kadar kusurlu mal- bina yapılırken ses çıkaramıyor, düzene boyun eğiyoruz. Bozuk domates bile alsak gidip markette değiştirirken yuvalarımıza niye haksızlık yaptık. Hadi biz mühendis değiliz, işi bu olanlar nasıl kıydılar. Hadi onlar iyi niyetli değildi onlara imza atanlar, onay verenler onlar nasıl yaptılar. Bu şuursuzluk zincirine hiç birimiz dur diyemedik, hala diyemiyoruz. Kaçımız dayanıksız diye evinden vazgeçiyor.

ÖNCELİĞİMİZİ YUVA YAĞMAYA DEĞİL KÖPRÜ YAPMAYA VERDİK

Tokiler yıkılmamış elimize sağlık demek ki güvenli yuvalar yapabiliyor muşuz. O zaman niye önceliğimize yuva yapmayı değil de köprü yapmaya verdik. Önce güvenli evlerde yaşasaydık, keşke sonra zengin olsaydık. Eşyalar aldık çer çöp, ölüme yalın ayak gittik.

Kıyamet, nükleer saldırı gibi felaketlerde ayakta kalabilecek ülkelerle ilgili Risk Analiz Dergisi’nin yaptığı bir çalışmada Yeni Zelanda ve Avustralya’nın en mukavemetli ülkeler olduğu açıklandı. Sebebi, adalet duygusu, hukukun üstünlüğü, kurumlara güven, mesleki etik kurallara riayet etme, sosyal uyum, gıda güvencesi gibi konulardaki istikrarmış.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz