Uluslararası Sürdürülebilir Gıda Sistemleri Uzmanlar Paneli IPES Food’un “teknoloji firmaları ve yapay zekâ destekli tarım araçları gıda sistemleriyle oynuyor” açıklaması sektörde şok etkisi yarattı.
Tarımın teknoloji ihtiyacı teknoloji devlerinin iştahını kabartınca pek çoğu tarıma yönelik teknoloji geliştiren şirketler kurdu veya girişimleri destekledi.
Teknoloji devlerinin tarıma girişlerine yönelik ulvi gerekçelerin arkasında korkutucu riskler olabilir mi?
Teknoloji devlerinin algoritmaları tarlayı geçirdi
Gıda güvenliği uzmanlarına göre, “Google, Microsoft, Amazon, IBM, Alibaba gibi şirketler yapay zekâ ve algoritmalarla çiftçilerin ne üreteceğini dünyanın ne yiyeceğini yönlendirme kapasitesine sahip.” IPES-Food’un raporuna göre “teknoloji şirketlerininalgoritmaları küresel tarım gıda sistemlerini manipüle ediyor.” Çığır açan rapor son yıllarda küçüklerin çeşitli nedenlerden ötürü havlu atıp tarımdan çıkması nedeniyle büyüklerin daha da güçlenmesi ardından tarım gıda ekosisteminin paydaşlarını düşünmeye itiyor. Devlerin elindeki algoritmalar sadece tarlayı değil, tedarik zincirini, iştahları da yönetiyor.
Teknoloji devlerinin iştahları ayarlama enstitüsü iş başında
Tarım ekonomistlerine göre, teknoloji devleri yapay zekâ yoluyla gıda üretimini yeniden şekillendiriyor bu durum çiftçi borçlarını, bağımlılıklarını ve iklim risklerini artırıyor. Tarımda daha etkili, tabandan gelen yenilikler ise göz ardı ediliyor. Sadece çiftçinin değil tüketicilerin de satın alma alışkanlıkları, tat belleği reklamlar, sosyal medya mesajları, televizyon programları, yaşam şekilleriyle haritalanıyor. Tüm dünya Uzakdoğu görsel şöleniyle ramen gibi yemeklerle tanıştırılıyor. Yediklerimiz kendi iştahımızdan çok sosyal medya algoritmalarının iştahıyla belirleniyor. Amazon’da 2025’de en çok su, su şişesi satıldı. Milyarlarca insanın suya erişemediği bir dünyada satın aldıklarımız alamayanların kaderini belirliyor.
Tarımda siber güvenlik riski
Veriye dayalı tarım sadece ekonomik değil, aynı zamanda güvenlik açısından da yeni bağımlılıklar yaratıyor. European Union Agency for Cybersecurity tarafından yayımlanan Cybersecurity in Smart Farming raporuna göre, “IoT tabanlı tarım sistemleri hacklenebilir, sensör verileri manipüle edilebilir ve sulama gibi kritik altyapılar dış müdahaleye açık hale gelebilir.” Bu durum yalnızca teknik bir risk değil, doğrudan üretim kararlarının sabote edilebilmesi anlamına geliyor.
Teknoloji tek tip üretimi artırıyor
Rapora göre, hızlı dijitalleşme çiftçileri güçlendirmek, iklim bozulmalarıyla mücadele etmek bir yana çiftçi borçlarını artırıyor, küçük çiftçilerin kırılganlığını yükseltiyor, tarım kayıplarını hızlandırıyor, tek tip üretimi yaygınlaştırıyor.
Tarımda dijital sömürgecilik
Teknoloji yoğun tarım ekolojik zararı derinleştiriyor, gıda üretimi üzerindeki kurumsal kontrol riskini artırarak tarımda teknoloji üretenlerin tekelleşmesine neden oluyor. Tıpkı gübreyi, tohumu, bitki koruma ilaçlarını elinde bulunduranların tarıma hükmetmesi gibi yeni bir tekel alanı yaratılıyor. Mobil aplikasyonlarla bağlanan çiftçiler gübre, tohum bayileri yerine dijital çiftlik patronlarına bağlanıyor.







