Dilek Yarımadası–Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nda “yangın yolu” için binlerce ağacın kesildiğini duyuran Kuşadası Sivil Toplum Platformu, müdahaleyi “ekosistemin kırılması” olarak niteledi ve kararın bilimsel temelden uzak, doğa için tehlikeli olduğunu belirtti.
Türkiye’nin biyolojik çeşitlilik açısından en değerli alanlarından biri olan Dilek Yarımadası–Büyük Menderes Deltası Milli Parkı, yeni bir “yangın yolu” açma operasyonu ile büyük bir tartışmanın odağında.
Kuşadası Sivil Toplum Platformu, Olukludere Kanyonu’nda binlerce ağacın kesilerek yeni bir hat açıldığını duyurdu ve sert bir açıklama yaptı.
“Bu doğrudan bir müdahale değil, bir ekosistem kırılmasıdır.”
Platforma göre yaşananlar, sadece Yarımada’nın değil, Batı Anadolu kıyılarındaki en hassas biyolojik yapının dengesini bozacak kadar ciddi.

“EKOSİSTEMİN SİGORTASI KESİLİYOR”
Açıklamada, yıllardır uzmanların işaret ettiği temel riskin kontrolsüz ziyaretçi ve araç baskısı olduğu vurgulandı. Bilimsel verilere göre yaz aylarında Milli Park’a günlük 1500 araç ve yaklaşık 8 bin ziyaretçi giriyor.
Platform, şu soruyu gündeme taşıdı:
“Bu yoğunluk sınırlandırılmıyorsa yangın yolunun arkasındaki aciliyet nedir?”
BİLİMSEL UYARILAR YILLARDIR ORTADAYDI
Adnan Menderes Üniversitesi’nden Prof. Dr. Tendü Hilal Göktuğ’un çalışmaları, İçmeler, Aydınlık, Kavaklıburun ve Karasu çevresinin yangın açısından en kırılgan bölgeler olduğunu uzun zamandır ortaya koyuyor.
Platform’a göre sorun açık. “Riskin kaynağı olan insan yoğunluğunu yönetmek yerine doğaya müdahale etmek akılla bağdaşmıyor.”





