Mehmet Yalçın: Bekri Çeşnici’yi özleyeceğiz…

Geçen hafta kaybettiğimiz ödünsüz Cumhuriyetçi Ali Sirmen, “Bekri Çeşnici” takma adlı kalemi çok kıvrak bir gastronomi yazarıydı aynı zamanda… 

Dublin’in biraz dışındaki stadyum, o cuma akşamı hıncahınç doluydu. Pistte İrlandalıların çok sevdikleri tazı yarışları yapılıyor, tazılar uzaktan kumanda edilen plastik fareleri yakalayabilmek için çılgınca koşuyordu. Elbette tazı yaklaştıkça farenin hızı da artıyor, fareyi bir türlü yakalayamayan köpek hırsından tüm gücünü zorluyordu.

İrlanda’nın ünlü viskisi Jameson’ın konuğu olarak bu ülkeye giden dört Türk yazar, siyah biralarımızı içerek locadan yarışları seyrediyorduk. Her yeni köpek depara kalktığında bahisler oynanıyor, performansı iyi köpekler bire birkaç veriyordu. Ev sahibimiz Eddie arada bahis oynamamız için kışkırtıyordu:

Haydi, Beyaz Diş koşuyor, müthiş köpektir, yok mu oynayan?.. Bakın sıra Uçan Bulut’ta… Sovyet Çeliği de çok favori. Mr. Sirmen haydi, bari Sovyet Çeliği’ne bir pound koyun…

– Sağ ol Eddie… Ona son oynadığımda dört yıl yatmıştım!”

Grubumuzdaki Ali Sirmen’in bu acı ironisini Eddie elbette anlamamış, biraz boş gözlerle bakmıştı. Teoman Hünal kulağına fısıldadı:

“Komünistlik suçlamasıyla dört yıl hapis yatmıştı, onun için öyle dedi.”

Eddie’nin gözleri faltaşı gibi açıldı. Karşısında oturan saygın beyefendinin dört yıl hapis yatacak bir suç işleyeceğine aklı kesmemişti. Batıda çoktan tarihe karışmış “düşünce suçları”ndan insanları zindanlarda çürüten 12 Eylül mahkemelerini de elbette bilmiyordu. Sadece mırıldanabildi:

“Görüşleri çok mu radikaldi?”

Ali Sirmen hayatın ince zevklerini de ıskalamayan tam bir beyefendiydi…
Geçen hafta kaybettiğimiz, hayatı ve mücadelesi uzun uzun yazılan Ali Sirmen ağabeyimiz, bütün o sert görünümün altında böyle hınzır mizah duygusuna sahip bir yaşama sanatı ustasıydı aynı zamanda.

Ali Bey’le politik kimliğinin yanında damak tadı tutkunu bir gastronomi yazarı da olduğu için pek çok gezide, ziyafette, tadımda birlikte olduk. Ve bir yandan siyasi mücadelesini kararlı biçimde yürütürken, bir yandan da hayatın renkli yanlarını ıskalamayan çok yönlülüğüne hayranlık duyduk. Doğrusu, Cumhuriyet ve Milliyet’te “Bekri Çeşnici” takma adıyla yıllarca yazdığı yemek yazıları, en az siyasi yazıları kadar çarpıcıydı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Çok Okunanlar

Benzer Haberler
KAÇIRMA

Gıda beslenme beyanlarına yeni düzenleme

Tarım ve Orman Bakanlığının beslenme beyanlarına yönelik hazırladığı taslağa...

Kurban fiyatı 4 yılda 12’ye katlandı: 1000 TL’ye kurban alınıyordu, bugün 1 kg dana bonfile bile yok

Bu bayram kurbanlıkların büyük oranda pazarda kalacağı tahmin ediliyor....

Hasan Açanal; Aztekler’den Ayaşlar’a gerçek bir Kızılderili: Domates

Kim derdi ki sen kalk Amerikalardan Anadolu’ya kadar gel,...

GÜBRETAŞ’ın keyfine diyecek yok

Çiftçiler geçim kaygısı yaşarken GÜBRETAŞ yönetiminin keyfi bozulmadı. Çift...