Türkiye’de geçen yıl kırmızı et ve süt üretiminde yaşanan düşüş, gözleri yeniden tarım sektörüne çevirdi. Kırmızı et üretimindeki yüzde 10,5’lik düşüşün yüksek fiyat ve alım gücünden kaynaklandığını belirten sektör temsilcileri, sütteki yüzde 4,9’luk düşüşün nedenini ise geçen yıl yaşanan şap hastalığının süt verimini olumsuz etkilemesi olarak açıklıyor.
Türkiye’de 2025 yılında kırmızı et ve süt üretimindeki düşüş dikkat çekti. TÜİK verilerine göre geçen yıl kırmızı et üretimi bir önceki yıla göre %10,5 azalarak 1 milyon 885 bin 130 tona geriledi. Sığır eti %11,5, koyun eti %8,1 ve keçi eti %8,8 oranında düşüş gösterdi. Çiğ süt üretimi ise 2024 yılına kıyasla %4,9 azalarak 21 milyon 379 bin 88 tona düştü. İnek sütü üretimi %4,0 azalırken, manda sütünde %33,0, keçi sütünde %29,8 ve koyun sütünde %11,9 düşüş yaşandı. Üstelik bu düşüş 2025’te hayvan varlığının arttığı bir yılda gerçekleşti. TÜİK verilerine göre 2025’te büyükbaş hayvan sayısı bir önceki yıla göre %4,3 artarak 17 milyon 709 bine, küçükbaş hayvan sayısı ise %5,4 artışla 57 milyon 874 bin başa yükselmişti. Buna rağmen et ve süt üretiminde ciddi düşüşler yaşandı. Kırmızı et üretimindeki düşüşün yüksek fiyat ve alım gücünden kaynaklandığına vurgu yapan sektör temsilcileri, sütteki düşüşün ise geçen yıl yaşanan şap hastalığının verimi büyük ölçüde olumsuz etkilemesi nedeniyle gerçekleştiğini aktardı.
Çiğ süt üretiminin 2024’te 22,5 milyon ton olduğunu kaydeden Ulusal Süt Konseyi Başkanı Hamit Can, 2025’teki 21,4 milyon tonluk üretim ile %4,9’luk daralmanın sektör için çok yüksek bir oran olduğunu söyledi. Temel sorunun şap hastalığından gelen bir kayıptan kaynaklandığını belirten Can, “Bir diğer neden ise her yıl büyümeyi karşılayacak şekilde yapılan gebe döve hayvan ithalatının geçen yıl muhtelif sebeplerden dolayı yapılamaması. Bunun yanı sıra 2025’te tüketim pazarı da günde bin ton süte tekabül edecek kadar büyüdü. Geçen yıl bu dönemde yine günde 3 bin ton süt regülasyona gönderilirdi. Hesaplandığında regülasyona giden sütü de düştüğümüzde süt üretimindeki düşüş %4.9’a tekabül ediyor. Normalde ocak ve mayıs döneminde çiğ süt arzında fazlalık olurdu ve regülasyon yapılırdı. Şu anda bırakın arz fazlalığını, hiç kimseye süt yetmiyor. TÜİK verileri sanayiciden topluyor, regülasyona giden sütler beyan edilmiyor” dedi.

Kırmızı ette, beyaz et etkisine dikkat çekiliyor
Et tüketimindeki düşüşü sanayide hissettiklerini belirten Kırmızı Et Sanayicileri ve Üreticileri Birliği Derneği (ETBİR) Başkanı Ahmet Yücesan, satışlarının aşırı şekilde düştüğünü aktardı. Özellikle geçen yılın son aylarında fiyatlardan dolayı yüksek bir satış kaybının yaşandığını bildiren Yücesan, “Kırmızı ette yaşanan satış kaybının iki nedeni var. Birincisi tavuk ihracatının yasaklanmasıyla fiyatının iç piyasada çok düşmesinden kaynaklanıyor. Kırmızı etin alternatifi beyaz et ve normalde ülkemizde bu iki ürünün arasındaki fiyat farkı 1/3 oranındadır. Fakat son dönemde bu oran 1/6’ya çıktı. İnsanlar ister istemez beyaz ete yöneldi ve bu da kırmızı ette aşırı bir düşüşe yol açtı. İkincisi ise besin bakımından mukayese edildiğinde şu anda Türkiye’de en ucuz gıda maddesi kırmızı ettir. Ama vatandaşların alım gücüne baktığınız zaman bugün ortalama bir insanın 25 ile 30 kilo et tüketmesi gerekiyor. Bu da ortalama 4 kişilik bir ailenin ayda 10 bin lira ete ayırması anlamına geliyor ve bu şartlarda mümkün değil” ifadelerini kullandı.






