Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KFMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Osman Sabır, TCMB tarafından döviz dönüşüm desteğinde yapılan son düzenlemenin fındık ihracatçıları açısından desteğin kullanım imkânını ciddi ölçüde daralttığını belirtti. Sabır, eylül ayı ihracat verilerinin de düşük baz etkisi dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
KFMİB Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Osman Sabır, Merkez Bankası tarafından döviz dönüşüm desteği uygulamasında yapılan son değişikliğe ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İhracatçıların oranın yüzde 3’te sabit tutularak belli başlı emek yoğun sektörler için daha yüksek oranda döviz dönüşüm desteği sağlanması yönünde beklentisi olduğunu hatırlatan Sabır, “Yeni düzenlemede destek oranı yüzde 3’te sabit bırakıldı. Buna ilave olarak 100 milyon TL’lik üst limit getirildi. Ancak mevcut hesaplama yöntemi nedeniyle ihracatçıların bu üst limite ulaşabilmesi fiilen mümkün görünmüyor” dedi.
Sabır, düzenlemede asıl sorunun limitten çok katma değer hesabının uygulanma biçimi olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“Yeni sistemde işçilik maliyeti ve faaliyet kârı üzerinden hesaplanan tutar, destek primi olarak değil, firmanın destek kapsamında bozabileceği döviz miktarı olarak belirleniyor. Fındık sektörü yüksek hammadde maliyeti, düşük kâr marjı ve yoğun finansman ihtiyacıyla çalışan bir sektör. Bu nedenle yeni formül, fındık ihracatçısının destekten yararlanabileceği döviz tutarını ciddi şekilde sınırlıyor. Bu yapı özellikle net ihracatçı firmaları dezavantajlı hale getiriyor ve hemen hemen herhangi bir ithal girdisi olmayan fındık ihracatçısı açısından uygulama fiilen büyük ölçüde işlevsiz kalıyor.”
Yeni sistemin yurt içi satış ve işçilik hacmi yüksek şirketler açısından daha avantajlı sonuçlar doğurabildiğini belirten Sabır, ithal girdisi yüksek olan ihracatçılar bakımından da benzer bir avantaj oluşabildiğine dikkat çekerek “Bu durum, ithal girdisi bulunmayan ve satışlarının büyük bölümünü doğrudan ihracata yönlendiren fındık ihracatçılarını görece daha dezavantajlı konuma düşürüyor” ifadelerini kullandı.
Katma değer hesabının bozulabilecek döviz miktarını sınırlamak yerine, verilecek prim oranının belirlenmesinde kullanılmasının daha uygun olacağını dile getiren Sabır, düzenlemenin ihracatçıya uyum süresi tanınmadan yürürlüğe alınmasının da firmalar açısından öngörülebilirliği zorlaştırdığını kaydetti.
“Eylül ayı verileri düşük baz etkisiyle okunmalı”
KFMİB Başkanı Sabır, eylül ayı fındık ihracat verilerinin de doğru bir perspektifle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. 2026 yılı eylül ayında Türkiye’den 18.929 ton iç fındık ihraç edildiğini, bu miktarın önceki yılın eylül ayındaki 13.926 tonluk ihracata göre artış gösterdiğini belirten Sabır, bu artışın tek başına güçlü talep göstergesi olarak yorumlanamayacağını söyledi.
Sabır, “2025 sezonu; don zararı, düşük rekolte, yüksek fiyat seviyesi ve olağandışı piyasa koşulları nedeniyle ihracat miktarının oldukça düşük seyrettiği bir dönemdi. Dolayısıyla bu yılın eylül ayında, geçen yılın aynı ayına göre görülen artışın önemli bölümü düşük baz etkisinden kaynaklanmaktadır” dedi. Daha sağlıklı bir değerlendirme için uzun dönemli verilerin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Sabır, şunları ifade etti:







