Fahiş zamlar nedeniyle vatandaşın sofrası küçülüyor. Çocuklar, kadınlar ve yaşlılar yeterli proteine erişemiyor. Asgari ücretlinin sofrasında 6 yılda 28 kilo et eksildi.
Hayat pahalılığı ve gelir erimesi nedeniyle vatandaşlar kaliteli protein kaynaklarına ulaşamıyor. Asgari ücretin alabildiği karkas dana eti miktarı 6 senede yüzde 38 azaldı. 2020’de asgari ücretli 72 kilogram et alabilirken şu anda asgari ücret sadece 44 kilo ete yetiyor. Ete ulaşamayan vatandaş, protein ihtiyacını ekmek ve bakliyat ile karşılamak zorunda kalıyor.
1940’larda iktisatçı Merrill Bennett, gelir arttıkça insanların protein ihtiyaçlarının daha büyük bölümünü etten aldığını hesaplamıştı, ancak 2026 Türkiye’sinde vatandaşın ana protein kaynağının yoksullaşmayla birlikte hâlâ ekmek olduğu ortaya çıktı.
Rubisco Projesi’nin hazırladığı Türkiye Protein Raporu 2026’ya göre, 2020’den bu yana asgari ücretlinin sofrasından 28 kilo et eksildi. Bu dönemde asgari ücret 12 kat artarken etin fiyatı 20 kat zamlanarak 32 liradan 634 liraya fırladı. Etteki yüksek fiyat artışında enflasyon karşısında eriyen maaşlar etkili oldu. Türkiye’de kırmızı et üretimi 2025’te yıllık bazda yüzde 10.5 daraldı.
60-80 GRAM PROTEİN LAZIM
Türkiye’de yetişkin bireyin günlük protein alım ihtiyacı ortalamada 60-80 gram civarında bulunuyor. Fiyat yüksekliği nedeniyle, vatandaş en kaliteli protein kaynağı olan ev ve et ürünlerine erişemiyor. Tarım ve hayvancılıkta uygulanan politikalar nedeniyle, aynı 100 gram protein, kaynağına göre15 kata kadar farklı fiyata satılıyor. Rapora göre, 100 gram saf proteinin maliyeti dana kıymada 350-440 lira, kuru mercimekte 23-46 lira. Tavuk, yumurta ise 89 – 124 TL ile orta fiyat kuşağında yer alıyor. Baklagil tüketimi de artmazken ekmek protein ihtiyacının boşluğunu da dolduruyor. Gelir düşüklüğü nedeniyle Türkiye’de vatandaşlar protein için tek kaynak olarak ekmeğe yükleniyor.







