Dünya, zeytinyağının değerini daha tam manasıyla keşfetmiş değil. Küresel talep artıyor. Arzda ise iklime bağlı kırılganlıklar var. Peki, Türkiye riskleri yönetip fırsattan hak ettiği payı nasıl alır?
Sonbahar, hasatları şenliğe dönüştüren bir mevsim adeta…
Trakya’da bağ bozumu, Ege ve Akdeniz’de zeytin hasadı, Çukurova’da narenciye derken yurdun dört bir yanında nar, ayva, ceviz, badem, kestane diye uzayıp gidiyor liste… Geçen hafta sonu Ayvalık’taydık. Hem zeytin hasadına katıldık hem de zeytinyağı festivalinde sektörün nabzını tutma fırsatı yakaladık.
Ölmez ağacının gölgesinde doğanın döngüsüne, emeğin değerine ve sürdürülebilir üretimin anlamına bir kez daha tanıklık ettik. Zeytinyağının dalda başlayıp şişede son bulan serüvenine ve sofralarda yaşattığı mutluluğuna ortak olduk. Bir yandan da sektör paydaşlarına kulak verdik. Zeytincilikte yeni başlayan sezona ilişkin beklentileri not ederken, önümüzdeki döneme yönelik riskleri ve fırsatları da konuşma fırsatı bulduk.
2024 rekor yılı, 2025 ‘yok’ yılı
Öncelikle bu sezonu değerlendirmek gerekirse mahsulün az, maliyetin çok olduğu bir yıl desek yanlış olmaz. Geçen yıl 475 bin ton ile rekor bir zeytinyağı rekoltesine ulaşan Türkiye’de bu sezon yok yılı olarak niteleniyor.
Bu yazıyı yazdığımız sıralarda Tarım Bakanlığı ya da Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi’nden (UZZK) rekolte tahminine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı. TÜİK’in bitkisel üretim birinci tahminine göre üretimde yüzde 40 düşüş öngörülüyor ama 24 Ekim’de açıklanacak ikinci tahminlerde kaybın oranı revize edilebilir. Zaten bu sezon zeytinyağı rekolte tahmini genel olarak 170-200 bin ton aralığında telaffuz ediliyor. Rekolte kaybında kuraklık başta olmak üzere olumsuz iklim şartlarının da etkisi var. Bazı bölgelerde verim ve kalitede sorunlar var.
Tabii zeytinyağı piyasasını doğru analiz edebilmek için tek başına rekolteyi baz almak yeterli değil. Üretimin yanı sıra devreden stoklar, dış ticaretteki gelişmeler ve maliyet-fiyat dengesine de bakmak lazım.
Sektöre göre, geçen sezonki rekor üretimden dolayı yeni sezona yaklaşık 200 bin ton devir stokuyla girildi.





