Orta Doğu’da İran merkezli çatışmanın tırmanması, küresel gıda sektöründe tedarik zinciri endişelerini artırırken ilk etkilenen alanlardan biri şekerleme sektörü oldu. Uzmanlara göre çatışma nedeniyle kritik ticaret yollarının aksaması ve enerji akışındaki kesintiler, çikolata ve şekerleme üretiminde kullanılan temel ham maddelerin tedarikini zorlaştırabilir.
Sektör temsilcileri, özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksamaların küresel lojistik ağında ciddi sorunlara yol açtığını belirtiyor. Bölgedeki yoğun askeri faaliyetler nedeniyle bazı büyük deniz taşımacılığı şirketleri bu rotayı kullanmayı durdururken, bölgede bulunan bazı konteyner gemilerinin de limanlarda mahsur kaldığı ifade ediliyor. Bu durum, gıda emtialarının ve çeşitli hammaddelerin dünya genelinde taşınmasını zorlaştırıyor.
Şeker, kakao ve ambalaj malzemeleri risk altında
Şekerleme üretimi, küresel ticarete yüksek derecede bağımlı bir sektör. Çikolata ve şeker üretiminde kullanılan şeker, kakao, glikoz şurupları, özel bitkisel yağlar, katkı maddeleri ve ambalaj malzemeleri çoğunlukla uluslararası tedarik zincirleri üzerinden sağlanıyor. Bu nedenle ticaret yollarındaki aksaklıklar sektörde hızlı şekilde hissediliyor.
Uzmanlara göre enerji fiyatlarının yükselmesi de sektörü zorlayabilir. Çünkü şekerleme üretiminde kullanılan doğal gaz ve petrol türevleri hem üretim süreçlerinde hem de ambalaj malzemelerinde önemli rol oynuyor. Hürmüz Boğazı’nın küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz taşımacılığının yaklaşık %20’sine ev sahipliği yapması, enerji akışındaki aksaklıkların gıda üretim maliyetlerini hızla artırabileceğini gösteriyor.
Asya’daki üreticiler daha fazla etkilenebilir
Analistlere göre krizden tüm üreticiler etkilenebilir ancak bazı bölgeler daha büyük risk altında. Özellikle Asya’daki şekerleme üreticileri; kakao, şeker ve ambalaj gibi hammaddelerin büyük bölümünü ithal ettikleri için lojistik gecikmelerden daha fazla etkilenebilir. Bu durum üretimde gecikmeler, navlun maliyetlerinde artış ve hammadde temininde sıkıntılar yaratabilir.
Uzmanlar, şirketlerin bu tür krizlere karşı tedarik zincirlerini çeşitlendirmesi, alternatif tedarikçilerle çalışması ve lojistik ağlarını güçlendirmesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca gerçek zamanlı veri izleme, GPS takip sistemleri ve IoT (Internet of Things – Nesnelerin İnterneti) sensörleri gibi teknolojilerin kullanımıyla tedarik zinciri risklerinin daha iyi yönetilebileceği belirtiliyor.
Sektör temsilcilerine göre mevcut gelişmeler, tedarik zinciri güvenliğinin gıda üreticileri için artık yalnızca operasyonel bir konu değil, doğrudan stratejik bir öncelik haline geldiğini gösteriyor.
www.gidahatti.com/haber/27659197/iran-krizi-sekerleme-sektorunu-vurabilir







