İklim zirvesinde üç gündem var: İyi, kötü, çirkin

COP28 İklim Zirvesi’ne üç tartışma damga vuracak ve zirvenin kaderi bir kişinin elinde. Tabii eğer Dubai’deki görüşmeler tamamlanabilirse.

Birleşmiş Milletler’in son iklim zirvesi COP28’e ev sahipliği için Birleşik Arap Emirlikleri’nin seçilmesi tartışmalı bir tercih. 70 bin iklim savunucusu, diplomat ve diğer ilgilileri 30 Kasım’da bir araya getirecek etkinlik, fosil yakıtın bölgeye getirdiği servetle inşa edilmiş parıltılı Dubai şehrinde düzenlenecek. Dünyanın en önemli iklim buluşmasına önde gelen bir petrol üreticisinin ev sahipliği yapması çevrecileri öfkelendirdi. Zirveye başkanlık edecek Sultan El Cebir’in BAE Ulusal Petrol Şirketi’nin (ADNOC) başında bulunması da buluşmadan büyük petrol şirketleri lehine sonuç çıkacağı söylentilerine yol açtı.

Ancak dünyanın en büyük petrol rezervleri için küresel piyasalara ulaşım rotası olan Basra Körfezi’nde yer alan Dubai’den, Batı yaptırımlarını baypas eden Rus petrolünü taşıyan tankerlerle dolu Umman Körfezi’ne kadar bütün bölgede iklim değişikliğine dair hassasiyet hissediliyor. Bölgede su ve yerli gıda eksiği söz konusu. Yazları artan sıcaklıklar insanlığın dayanamayacağı seviyelere çıkıyor. Çöl kumları üzerine inşa edilmiş kentler deniz seviyesinin yükselmesiyle risk altında. Ama BAE’nin artan küresel sıcaklık tehdidinden nasibini alması, zirvede olabileceklerle ilgili tehlikeleri azaltmıyor.

Birçok delegenin güvensizliği öyle büyük ki görüşmeler yarıda kalabilir. Böyle bir durumda da tehlike büyük. COP’a tabi 198 tarafın ulusal iklim planlarını analiz eden BM raporuna göre, şu anki tedbirler emisyonları azaltıp 2015’teki COP21 zirvesinde imzalanan Paris İklim Anlaşması’nda belirlenmiş küresel sıcaklık artışını sınırlama hedefine ulaşmak için son derece yetersiz. Kısacası, durum ciddi. Zirvenin teknik ve prosedür konularında çok sayıda hedefi var. Üç büyük mesele ise acil eylem gerektiriyor. İlki genellikle ihmal edilen bir sera gazı olan metanın emisyonunu azaltmak. İkincisi iklim finansmanındaki devasa açığı kapatmak. Üçüncüsüyse fosil yakıt kullanımının nasıl ve ne süratle sonlandırılacağına dair ideolojik savaş. Anlamlı ilerleme ihtimali sırasıyla iyi, kötü ve çirkin olarak nitelenebilir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Çok Okunanlar

Benzer Haberler
KAÇIRMA

Ümit Akçay: Enflasyon neden düşmüyor?

Ortodoks inanca mensup olanlar, firma kârları rekorlar kırarken enflasyonun...

Kırmızı et fiyatları için korkutan uyarı!

2010'da 25 lira olan karkas etin kilogram fiyatının 460...

Meyve sebze ihracatında hedef: Avrupa, Kanada, Çin

Yaş meyve sebze ihracatçıları, Avrupa, Kanada ve Çin pazarlarına...

Çiftçi kuruluşu Tarım Kredi lüks rezidansa taşındı!

Tarım Kredi Kooperatifleri, uzun yıllar hizmet verdiği Ankara’nın en...