Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere küresel ölçekte Mart ayında kaydedilen rekor sıcaklıklar, bilim dünyasında “kırmızı alarm” verilmesine neden oldu. Kaliforniya Üniversitesi (UCLA) bünyesinde çalışmalarını sürdüren iklim bilimciler, sadece yaz aylarının değil, kış ve bahar aylarının da aşırı sıcak dalgalarının etkisi altına girdiğini vurguluyor. Yayımlanan son raporlar, iklim değişikliğinin artık “mevsimlik bir sorun” olmaktan çıktığını ve kalıcı bir risk haline geldiğini ortaya koyuyor.
MEVSİM NORMALLERİ TARİHE KARIŞIYOR: ‘TEMEL SEVİYE KAYDI’
İklim bilimci Alex Hall, doğal hava olaylarının artık çok daha sıcak bir zemin üzerinde gerçekleştiğine dikkat çekiyor. Hall’a göre, yaklaşan El Niño etkisi, halihazırda yükselmiş olan küresel sıcaklık ortalamalarıyla birleştiğinde, tarihte “imkansız” görülen hava olaylarının gerçekleşmesi artık olağan hale gelecek. Bilim insanları bu durumu “temel seviyenin kayması” olarak adlandırıyor; yani artık en soğuk aylar bile geçmişin sıcak dönemlerinden daha yüksek bir taban sıcaklığına sahip.
Halk sağlığı uzmanı V. Kelly Turner ise hazırlıksız yakalanılan Mart sıcaklarının bir ders niteliğinde olduğunu belirterek, yerel yönetimlerin ve organizasyonların geleneksel kış/yaz planlamalarını terk etmesi gerektiğini savunuyor. Turner, “Mart ayı kış mevsimindeydi ancak sıcaklıklar yaz ortasını aratmadı. Bu durum, ısınmanın artık her mevsime yayıldığının en somut göstergesidir” ifadelerini kullandı.

ISINAN HER YARIM DERECE FELAKETİ KATLIYOR
UCLA araştırmacısı David Neelin tarafından paylaşılan veriler, küresel ısınmadaki doğrusal artışın sonuçlarının “üstel” (katlanarak) olduğunu gösteriyor. Neelin’in araştırmasına göre, sıcaklıktaki her yarım derecelik artış, uzun süreli sıcak dalgalarının sıklığını bir önceki yarım dereceye oranla çok daha şiddetli bir şekilde artırıyor.







