1961 sonbaharında aynı liseyi bitiren üç arkadaş, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesine kayıt yaptırdık. Fakülte Bornova’da idi. Büyük Parkın yakınında eski ahşap yapıdaki öğrenci yurduna yerleştik. Yurttaki yatakhanede tahta kurusu varmış. Benim haberim bile olmadı ama arkadaşlarım ancak birkaç gün dayanabildiler. O civarda bir evde oda kiraladık. Büyük pencereli, ferah odaya üç somya, üç çalışma masası ve sandalyeler rahatça sığdığı gibi köşede güreşecek yer bile kaldı.
BORNOVA SUYU
Sabahları musluktan akan suda hava kabarcıkları oluyordu. Belediye tarafından belirli saatlerde şebekeye ünlü Bornova suyu pompalanıyordu. Testiyi doldurup içiyor, çay ve yemek yaparken kullanıyorduk. Askeri birliğin alt tarafında cam şişelere içme suyu dolumu yapan nefis bir gazoz üreten işletme vardı. Uzun boyunlu su şişelerinin alüminyum levhadan kesilme kapakları vardı. Öğrenci lokantasında şamata ile yemek yerken soğutulmuş şişelerden su içerdik. Cam şişeler atılmaz tekrar doldurulurdu.
Daha sonra İzmir Belediyesi, kentin çeşitli yerlerine su dağıtım istasyonları kurarak sembolik fiyatla yurttaşların getirdiği kaplara su dolumu yapmaya başladı. Bornova içinde dört beş yerde bu hizmet veriliyordu. Vatandaş memnundu. Sonra şebeke suyunda arsenik kalıntısı olduğu yönünde bir söylenti çıktı ve istasyonlar kapatıldı. Damacana ve şişe suyu modası çıktı ve yaygınlaştı.
BOŞUNA TAŞIMA
1990’da Tokat Ziraat Fakültesinde görevli iken hastaneye yatmıştım. Hizmetliye para verip kapalı su şişesi almasını istedim. Getirilen suyun İzmir’de dolum yapan ünlü bir markaya ait olduğunu görünce çok şaşırdım. Tarıma dayalı sanayii işletmeleri ile ilgili ders kapsamında yöredeki işletmeleri incelerken Niksar’ın Ayvaz suyunu şişeleyen tesisleri görmüştük. Bir tatil sırasında Muğla yolundaki Sakar Yokuşundaki istasyondan yakıt ve su alırken karşıma çıkan marka Niksar’da gördüğümüz tesise aitti. Tokat ile İzmir arası tam bin kilometredir. İzmir’den Tokat’a, Tokat’tan Muğla’ya su taşıyan kamyonlar, boş yere ithal malı yakıt ve emek harcıyorlar. Bu aptalca taşımacılığa son verilirse çok şey kazanırız.
2000 yılında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi kantininde satılan ayran, Tekirdağ’da üretilmişti. Yüzde 95’i su olan bir ürün frigorifik araçlarla yaklaşık 2 bin kilometre uzağa taşınıyordu. Muş’taki süt işletmesi işleyeceği sütün büyük kısmını Suriye sınırındaki Ceylanpınar Tarım İşletmesinden getirtmekteydi.
İHTİYAÇ ARTTI
Hâlâ devam eden plansız göç, su ihtiyacını artırmıştır. Alt yapıyı iyileştirmeden kırk katlı gökdelenler yapıp her birine bir mahallenin nüfusunu tıkıştırırsanız su da yetmez, yol da yetmez, otopark da yetmez. Menemen Ovasındaki derin kuyulardan çekilen sular kireçlidir. Yeraltı sularında nitrat kirliliği olduğunu biliyoruz. Yeterli yağış olmadığı için yeraltı su rezervleri azalıyor, bu gidişle bitecek. Aileler su faturası ödemekte zorlanıyor.
TÜKETİM TAHMİNİ
Yapay zeka aracılığıyla Bornova’daki 167,5 bin hanedeki 452 bin kişinin, günlük ortalama 2 litre içme suyu tükettiği varsayımı üzerinden yapılan tahmine göre aylık içme suyu tüketimi 27,13 milyon litre olup aylık ciro 260 milyon liradır.





