ABD-İsrail’in İran’a saldırıları nedeniyle patlak veren Hürmüz Boğazı krizinin tarım piyasasını çeşitli yönlerden etkilediğini belirten TÜRİB Genel Müdürü Ali Kırali, “En başta da gübre ve mazotta iki yönlü etkili olma ihtimali var. Bütün bu etkenlerin sonucu TÜRİB’de fiyatları yukarı ittiğini görüyoruz. Çiftçinin mazot ve gübre girdisinin sübvanse edilmesi, Hürmüz krizinin fiyata yansıyacak etkilerini çok yumuşatacaktır” dedi.
Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) tarafından düzenlenen tarım piyasasında 2025 yılı gerçekleşmeleri ve 2026 yılı beklentilerinin değerlendirildiği toplantı, Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) Genel Müdürü Ali Kırali, TÜRİB Genel Müdür Yardımcısı Necla Küçükçolak ve EGD Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Arslan’ın katılımıyla gerçekleştirildi.

Ana faaliyetlerinin Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) ticareti ve bunlara dayalı vadeli işlem sözleşmelerinin ticareti olduğunu belirten Kırali, arpa, buğday ve mısırın işlem hacimlerinin yüzde 95’ini oluşturduğunu, diğer ürünlerin de paylarını zaman içinde artırmayı hedeflediklerini söyledi.
Lisanslı depolardaki ürünlerin ticareti yapılıyor
TÜRİB’de yalnızca lisanslı depolardaki ürünlerin ticaretinin yapıldığını vurgulayan Kırali, şöyle devam etti:
“Burada çok ciddi bir büyüme kaydedildi. İlk lisanslı depo TMO ve TOBB ortaklığında 2011’de açıldı. Verilen teşviklerle sistem çok hızlı bir şekilde büyüdü. 2019’da işlemlere başladığımızda lisanslı depoculuk depolama kapasitesi 4 milyon tondu. 6,5 yıl içinde 4 milyon tondan 14,2 milyon tona geldik. Hububat kapasitesi yıllık yaklaşık 35-40 milyon ton arası gerçekleşiyor. Türkiye’deki hububat rekoltesinin yüzde 40’ına yakını lisanslı depolarda depolanabiliyor.”
Lisanslı depoculuk kapasitesinin orta vadede 18 milyon tona çıkmasını beklediklerini ifade eden Kırali, uzun vadede lisans için başvurmuş 25 milyon tonluk kapasite olduğunu kaydetti.

7 yılda 402 milyar liralık işlem hacmi
TÜRİB’de aracı kurumlarla beraber 270 bin yatırımcı olduğunu dile getirerek, karşılıklı alım satımlarla fiyatların belirlendiğini anlatan Ali Kırali, toplam 7 yılda 402 milyar liralık işlem hacmi oluştuğunu kaydetti. Kırali, şunları söyledi:
“Tonaja baktığımızda 60 milyon ton işlem tutarına ulaştığımızı görüyoruz. 1,5 milyonu aşkın ELÜS alım satım işlemi borsamızda gerçekleşti. İşlemlerin yüzde 55’i buğday, yüzde 34’ü mısır, yüzde 7’si de arpa. Kalan yüzde 4’ün de yarısı ayçiçeği. Geri kalan yaklaşık 16 ürün yüzde 2’lik işlem payına sahip. Bu yüzde 2’yi genişletmeyi amaçlıyoruz.
350’yi aşkın lokasyonda 263 lisanslı depo bulunuyor. 7 Ürün Piyasası Aracı Kurumumuz (ÜPAK), 11 takas merkezi, 108 adet de ticaret borsası var. Borsamızın uluslararası işbirlikleri de bulunuyor.”
TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası Projesini yılın ikinci yarısında devreye almayı hedeflediklerini, Teverruk Piyasası Projesi’ne yönelik çalışmaların sürdüğünü aktaran Kırali, şunları kaydetti:
“Ülkemizdeki katılım bankaları birbirlerini fonladıklarında bu ticareti maalesef Londra Metal Borsası ve Malezya’daki palm yağı borsasında yapıyorlar. Çünkü ülkemizde bugüne kadar bu altyapı yoktu. Bu piyasanın altyapısını hazırladık ama bazı vergisel sorunlar var. Bunların çözümü için Hazine ve Maliye Bakanlığımızla da yakın çalışıyoruz. Bunların çözülmesiyle birlikte bu yıl içerisinde devreye alıp, hem Türkiye’deki katılım bankalarının hem dünyadaki İslami bankaların bankalar arası fonlamayı yaptıkları bir merkez haline Türkiye’yi, TÜRİB’i getirmek istiyoruz.”
“Ürün altın değerinde, depodaki fireyle kaybolmaması lazım”
TÜRİB Genel Müdürü Kırali, iklim krizi, savaşlar ve salgınların yaşandığını ve gıda güvenliğinin günbegün her şeyden önemli hale geldiğine dikkat çekerek, “İklim krizi uzun bir süre bizimle olmaya devam edecek. Üretilen ürün artık altın değerinde. Tarlada bin bir güçlükle yapılan bir üretimin, depodaki fireyle kaybolmaması lazım. Bunun için de çok iyi depoculuk çözümleri gerekiyor. Lisanslı depolar, Ticaret Bakanlığı tarafından denetlenen, çifte sigortanın olduğu güvenli yapılar. TÜRİB tarım ürünlerinde adil fiyatın oluşmasında önemli bir role sahip” dedi.
“Hürmüz Boğazı krizi fiyatları yukarı itiyor”
Toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ali Kırali, Hürmüz Boğazı krizinin etkisine yönelik bir soruya, “Tarım piyasasını çeşitli yönlerden etkiliyor. En başta da gübre ve mazotta, iki yönlü bir etkisi olma ihtimali var. Bütün bu etkenlerin sonucunu TÜRİB’de fiyat olarak görüyoruz. Bizdeki fiyatları yukarıya itme ihtimali tabii ki bu gelişmelerin güçlü. Biz her zaman tarımda müdahalenin ya da sübvansiyonun fiyatlar üzerinden değil, girdiler üzerinden yapılmasını savunan bir kurumuz. Hem mazot hem gübre girdisinde yapılabilecek müdahaleler, çiftçinin bu girdilerinin sübvanse edilmesi Hürmüz Boğazı’ndaki kriz nedeni ortaya çıkabilecek, fiyata yansıyacak etkileri çok yumuşatacaktır.” yanıtını verdi.
“Kendi üretimimiz bize yetecek”
İşlem hacimlerine yönelik bir soruya da Kırali, şu yanıtı verdi:
“İşlem hacimlerinde bereketli bir Şubat, Mart oldu. Burada TMO’nun normal seansta tahtaya gelip yaptığı satışların etkisi büyük. Ama depolar zaten dolu. Gerçekten çok iyi bir sezon geliyor. Yağışlardan bunu görüyoruz. Geçen yıl son anda maalesef zirai don olmuştu ama bu yıl o dönemi de atlatıyoruz. Yağışlar mükemmel gitti, ekiliş sırasında da kış mevsiminde de şu anda da Mart, Nisan yağışları çok iyi gidiyor. O nedenle de yine çok bereketli bir sezon geliyor. Ben Türkiye’nin (ABD/İsrail-İran) savaş anlamında kısa ve orta vadede herhangi bir sıkıntıya gireceğini düşünmüyorum. Kendi üretimimiz bize yetecek, böyle gözüküyor.”
Kırali, zirai donun tarımı çok etkilediğini belirterek, “Buğday, arpa, mısır biraz daha dayanıklı. 2024’te işlem hacmi 7,4 milyon tondu. 2025’te 9,9 milyon ton oldu. 2026’da 12 milyon tonluk öngörümüz var. İlk 3 ayda da yaklaşık 2,2 milyon ton gerçekleşti. İşlem hacminin çoğu yaz mevsiminde oluyor” diye konuştu.
www.gidahatti.com/haber/27722977/hurmuz-krizi-turibde-fiyatlari-yukari-itiyor







