Türkiye’de gıda üretiminde artan girdi maliyetleri, ihracatta fiyat tutturmayı zorlaştırıyor. Diğer yandan küresel ölçekteki zincir marketler, son dönemde ürün gamlarını ciddi oranda daraltırken, özellikle giriş ve orta segmentteki ürünlere talep artıyor. Uzmanlar, ihracattaki durağanlığın atlatılabilmesi için fuarlara katılan satın alımcılara yönelik devlet desteklerinin büyük önem taşıdığını söylüyor.
Tüm dünyada orta gelir grubunun alım gücünün düşmesiyle birlikte gıda sektöründe talep yeniden şekilleniyor. Daha önce üst segment ve kaliteli gıda ürünlerini talep eden tüketicilerin giriş ve orta segment ürünlere yöneldiği görülüyor. Birçok zincir market, son dönemde ürün gamlarını ciddi oranda daraltırken, birbirine benzer ürünlerin sayısını azaltıyor. Bu durum zaten gıda üretiminde artan girdi maliyetleri ve döviz kuru nedeniyle ihracatta fiyat tutturmakta zorlanan Türk üreticileri olumsuz etkiliyor.
Türkiye’nin gıda ihracatını daha da artırması için dolar kuru seviyesinin kritik olduğunu vurgulayan uzmanlar, birçok ürün grubunda eskisi gibi rekabetçi fiyat sunulmadığı için sektörün yeterince ihracat yapamadığı belirtiyor. İhracatta şu anda bir durağanlık yaşandığına dikkat çeken yurtdışı zincir marketlerin alım acentesi yetkilisi Remzi Tosun, bu sürecin atlatılabilmesi için devlet desteklerinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Bugün birçok ülkenin satın alımı yapan katılımcıların otel ve uçak masraflarını karşılayarak fuarlara davet ettiğine değinen Tosun, “Bu tür destekler son derece önemli hale geldi. Çünkü zincir marketler, yükselen maliyetler nedeniyle artık fuarlara satın alma müdürlerini eskisi kadar gönderemiyor. Ancak ülke veya fuar organizasyonu olarak destek sağlandığında bu yöneticileri alım yapmaya yönlendiriyorlar. Fuar maliyetleri zincir marketler için en kritik konulardan biri olmaya başladı. Diğer yandan bu marketler, son dönemde ürün gamlarını ciddi oranda daraltıyor, benzer ürünleri raflarından çıkarıyor veya azaltıyorlar. Bunun temel nedeni ise küresel ölçekte işlerin yavaşlaması. Gelir seviyesinin düşmesiyle birlikte, özellikle giriş ve orta segmentteki ürünlere olan talep artış gösteriyor” dedi.
Dünyada fiyat ön plana çıkıyor
“Ülke olarak en çok ihraç ettiğimiz ürünler artık giriş seviyesindeki, uygun fiyatlı ürünler olmaya başladı” diyen Tosun, eskiden alt, orta ve üst segment dâhil her kalitede ürünü satabildiklerini belirtti. Günümüzde tüm dünyada kaliteden ziyade fiyatın ön plana çıktığını vurgulayan Tosun, “Son dönemde küresel ölçekte orta gelir grubunun alım gücünün düşmesiyle birlikte, tüketiciler ağırlıklı olarak ucuz ürünlere yöneldi. Türkiye’de üretim maliyetleri ve fiyatların yüksek kalması nedeniyle, önceki yıllarda yüksek hacimlerde sattığımız bazı ürünleri bu yıl rekabetçi fiyat sunamadığımız için ihraç edemiyoruz. Eğer döviz kuru biraz daha yukarı seviyelerde olsaydı, fiyat avantajı elde edecek ve bu sorunu yaşamayacaktık. Böylece ülke olarak hem üretimimizi hem de ihracatımızı artırabilecektik” diye konuştu.
“Ambalajda birden fazla dil kalite algısını güçlendiriyor”
Gıda üreticilerinin de bu süreçte kendilerini geliştirmesi gerektiğini dile getiren Tosun, ambalaj konusunun en büyük eksikliklerden biri olarak öne çıktığını aktardı. İhracatta ambalaj üzerinde bulunması gereken zorunlu bilgiler ve diller olduğunu hatırlatan Tosun, şu değerlendirmelerde bulundu: “Üreticilerimizin ambalajlarında en az 5-6 dile yer vermesi gerekiyor. Her pazar için ayrı ambalaj basmak hem ekstra maliyet yaratıyor hem de kaynak israfına yol açıyor. Ayrıca ambalaj üzerinde birden fazla dilin bulunması, tüketicide ürünün kaliteli olduğu ve pek çok ülkeye ihraç edildiği algısını güçlendiriyor. Türkiye’deki üreticilerin birçoğu bu detayı göz ardı ederken, yabancı rakiplerimizin ambalajlarında çoklu dil kullanımı standart bir uygulama olarak öne çıkıyor. Diğer yandan, gelişmiş ülkelerde sertifikasyon süreçleri en başında tamamlanıyor. Türkiye’de ise bu işlemler genellikle son ana bırakılıyor. Oysa daha üretim aşamasına geçilmeden önce sertifikasyon, ambalaj tasarımı ve dil gereksinimleri gibi tüm detayların eksiksiz şekilde çözülmesi gerekiyor.”







