Balık tüketimi, gıda ihtiyacını karşılamakla kalmıyor…
Sağlığı koruma; sağlık harcamalarını azaltma; “beyni çalıştırıp verimliliği artırma”; “düşük maliyet” gibi özellikleriyle de tüm dünyada öne çıkıyor…
Yetiştiriciliği de bu nedenlerle artıyor…
***
Kişibaşı yıllık balık tüketimi, 44 kiloyu aşan ülkeler bulunuyor…
Marketlerde 1 kg karidesin ortalama 0.80 cent/dolar, levreğin 0.60 cent/dolardan satıldığı: Endonezya, Mısır, Japonya, Vietnam, Bangladeş gibi ülkeler, denizlerine iyi bakarak, bu potansiyelini, ekonomik avantaja dönüştürebiliyor…
***
Dünya denizlerinde, her yıl, 90-95 milyon ton arasında balık yakalanıyor…
Bizde ise (Denizlerimizde avlanan balık miktarı) 356 bin tona kadar düştüğü biliniyor…
***
Yetiştiricilikte ise:
(Yetiştiricilikte, sağlıklı ürünün gözardı edildiğine dair “büyük endişeler” olmasına rağmen)…
Dünya üretimi 131 milyon tona yaklaşıyor…
Bu alanda ulaştığımız 577 bin tonluk üretim ve 2 milyar dolarlık ihracat ise, yetiştiricilikte ciddi bir gelişme içinde olduğumuzu gösteriyor…
***
Balık avcılığını…
Japonya, Çin ve ABD gibi ülkelerde kooperatifler geliştiriyor/büyütüyor…
Problemleri, kooperatif üyeleri “birliktelikle” çözüyor; denizleri ‘birliktelikle’ koruyor…
Doğanın yasasına da, yazılı yasalara da saygı duyup, ‘harfiyen’ uygulanıyor…
Yasalar ve politikalar da, “kooperatif üyelerini” koruyor, kolluyor, geliştiriyor…





