COP31 Başkanlığı’nın Taraflara gönderdiği üçüncü mektup, Antalya’da yapılacak zirvenin rotasını netleştirdi. Temiz enerjiden yeşil sanayileşmeye, gıda güvenliğinden dirençli kentlere 10 öncelik belirlenirken, COP31’in ana mesajı öne çıktı: İklim diplomasisinde artık hedef koymaktan uygulamaya geçme zamanı.
Küresel iklim diplomasisinde uzun süredir aynı soru masada: Hedefl eri biliyoruz, peki bunları nasıl hayata geçireceğiz? Paris Anlaşması’nın ikinci on yılında asıl sorun, verilen taahhütlerle sahadaki dönüşüm arasındaki mesafenin nasıl kapatılacağı. COP31 Başkanlığı’nın Tarafl ara gönderdiği üçüncü mektup, Antalya’da düzenlenecek zirvenin bu soruya vereceği yanıtın ipuçlarını taşıyor. Bonn’daki BM İklim Değişikliği Yardımcı Organları toplantılarının ardından yayımlanan mektupta, COP31 Eylem Gündemi’nin 10 öncelikli teması açıklanıyor. Başkanlık bunu finansman ve yatırımı harekete geçiren bir “pratik uygulama platformu” olarak tanımlıyor.
COP31’in 10 önceliği
Eylem Gündemi; Temiz Enerji Dönüşümü ve Elektrifikasyon, Sıfır Atık ve Metan Azaltımı, İklime Dirençli Kentler, Yeşil Sanayileşme, Gençlik ve Eğitim, Gıda Güvenliği, Okyanuslar ve Denizler, Dinamik ve Dirençli Sağlık Sistemleri, Rio Sinerjileri ve İklim Uygulama Köprüsü (BRIDGE) olmak üzere 10 tema üzerine kuruluyor. Finansman, teknoloji ve kapasite geliştirme bütün başlıkları kesen ortak koşullar. Başkanlık, 2035 hedefl erinin yeni bağlayıcı yükümlülükler değil, uygulamayı hızlandırmaya yönelik bir çağrı olduğunu vurguluyor.
Enerjide hedef elektrifikasyon
İlk öncelik temiz enerji dönüşümü ve elektrifikasyon. Elektrik bugün küresel nihai enerji tüketiminin yüzde 23’ünü oluşturuyor. Küresel elektrik talebinin 2026-2030 döneminde yıllık ortalama yüzde 3,6 büyümesi bekleniyor. COP31 Başkanlığı, elektriğin küresel nihai enerji tüketimindeki payının 2035’e kadar yüzde 35’e çıkarılmasını hedefl iyor. Bu yalnızca daha fazla yenilenebilir enerji üretmek anlamına gelmiyor. Modern elektrik şebekelerinin geliştirilmesi, enerji verimliliğinin artırılması ve ulaştırmadan sanayiye, binalardan üretime ekonominin elektrifikasyonu gerekiyor.
Atık ve kentler için ölçülebilir hedefler
İkinci önemli alan sıfır atık ve metan azaltımı. Metan, mevcut küresel ısınmanın yaklaşık yüzde 30’undan sorumlu. Özellikle organik atıklardan kaynaklanan emisyonlar, atık yönetimini doğrudan iklim politikasının merkezine taşıyor. COP31’in bu alandaki hedefi, küresel yıllık belediye katı atık üretiminde öngörülen artışın 2035’e kadar en az yüzde 50 azaltılması. İklime dirençli kentlerde ise binalar öne çıkıyor. Binalar ve inşaat sektörü küresel CO2 emisyonlarının üçte birinden fazlasını oluşturuyor. Başkanlık, bina sektöründe enerji kullanım yoğunluğunun 2035’e kadar en az yüzde 25 azaltılmasını hedefliyor.







