Türkiye’de bahşiş ekonomisinin büyüklüğü, özellikle yeme-içme sektörü odağında son dönemde yapılan çalışmalarla daha net bir mali tablo olarak karşımızda. Türkiye’deki yeme-içme ekonomisinin toplam büyüklüğü yaklaşık 1 trilyon TL olarak tahmin edilmekte ve bu hacmin yaklaşık yüzde 10’unun bahşiş olarak döndüğü varsayıldığında, Türkiye’deki yıllık bahşiş ekonomisinin büyüklüğü 100 milyar TL seviyesinde.
Bahşişin yasalaşması ve kredi kartıyla ödenmesi durumunda uygulanması önerilen yüzde 10’luk stopaj, kamu maliyesine yıllık yaklaşık 250 milyon dolar (yaklaşık 8.5-9 milyar TL) ek vergi geliri sağlama potansiyeline sahiptir.
Kredi kartı ile bahşiş ödenmesi zaten var diyorsanız, evet var ama direkt olarak çalışanlara iletilmiyor. Bahşiş meselesinin yasal olarak düzenlenmesiyle işletme sahipleri aradan çıkıyor ve bahşiş doğrudan çalışanlara yasal stopaj kesintisi ve banka kesintileri yapılarak ödeniyor, aslında yıllardır söylenmeye çalışılan şey bu. Yoksa büyük fırtınalar kopartan, bilen bilmeyen herkesin konuştuğu, bahşiş vermeyi gereksiz bulanların aksine tüm restoranlar, oteller, kafeler bunu zaten hesaba ekler devam ederdi.
Yaklaşık 2 milyon emekçinin bahşişlerini doğrudan ve şeffaf bir şekilde alması kadar normal bir şey yok. Tüm dünyada olduğu gibi…
POS cihazlarına bahşiş seçeneği
POS cihazlarına “Bahşiş eklemek ister misiniz?” seçeneğinin gelmesi ve bu tutarın işletme cirosundan ayrı, çalışanlar üzerinde kurulu bir sistemle ilerlemesi gerekiyor çünkü bu sistemin kurgusu ve şeffaflığı çalışanlar arasındaki adil dağıtımı ve kayıt dışı ekonominin azalmasını sağlayacak.





