Avrupa genelinde etkili olan sıcak hava dalgaları ve su kıtlığı, başta yazlık ürünler olmak üzere tarımsal üretim üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. İngiltere, Fransa, İsviçre, güney Almanya ve kuzey İtalya’da kuraklık nedeniyle ürün verimlerinde düşüş yaşanırken, en büyük kaybın mısırda görülmesi bekleniyor. Avrupa Birliği (AB) mısır üretiminin 1995’ten bu yana en düşük seviyesine gerilemesi öngörülüyor. Fransa’da ise mısır hasadının 1977’den bu yana en düşük seviyeye inebileceği tahmin ediliyor.
Yazlık ürünler su stresine karşı savunmasız
Kuraklıktan Avrupa’daki tüm tarımsal ürünler etkilenirken, yazlık ürünler kritik gelişim dönemlerinin sıcak ve kurak koşullara denk gelmesi nedeniyle daha büyük risk taşıyor. Özellikle çiçeklenme ve danenin dolması dönemlerinde yaşanan su stresi, verim kayıplarını artırıyor.
Buğday ve arpa üretimindeki kayıplar mısıra kıyasla daha sınırlı olsa da her iki ürünün veriminin kuraklık nedeniyle yaklaşık yüzde 3-4 gerilediği belirtiliyor. İtalya ve İngiltere’de buğday ve arpa verimlerindeki düşüşler mayıs ayından bu yana daha belirgin hale geldi.
Ayçiçeği ve zeytinyağında da %6-7 oranında verim kayıpları görülüyor. Sulama yapılan alanlarda üretim belirli ölçüde korunabilse de aşırı sıcaklıklar, özellikle çiçeklenme döneminde, sulanan parsellerde dahi verim potansiyelini aşağı çekiyor. Bazı bölgelerde su kullanımına yönelik kısıtlamalar da uygulanıyor.
Açığın kapanması, ithalatla mümkün olabilir
Avrupa’daki arz açığının bir bölümü ithalat yoluyla karşılanabilir. Ukrayna’dan mısır, kanola ve ayçiçek yağı tedarikinin artması bekleniyor. Karadeniz limanlarındaki koşullar, Ukrayna ürünlerinin özellikle İspanya, İtalya ve Portekiz gibi Avrupa ülkelerine yönelmesini daha cazip hale getiriyor.
Soya açısından ise AB tüketiminin büyük bölümü zaten Latin Amerika ve ABD’den karşılandığından, Avrupa kaynaklı üretim açığının telafi edilmesi daha kolay görünüyor. Buğdayda ise durum daha hassas. Ukrayna belirli ölçüde destek sağlayabilse de AB içindeki yüksek talep ve ihracat talebi, arz üzerindeki baskıyı sürdürüyor. Ayrıca hayvan yeminde mısırın yerine buğday kullanımının artması, bu ürüne yönelik talebi de destekliyor.
Kuraklığın gelecekte daha sık görülmesi ve su kaynaklarının daha az güvenilir hale gelmesi bekleniyor. Dünya Kaynakları Enstitüsü’ne (WRI, World Resources Institute) göre 2050’ye kadar, yıllık su bulunabilirliğinde daha büyük dalgalanmalar yaşayan su havzalarının sayısı %19 artabilir.
www.gidahatti.com/haber/28591299/avrupada-kuraklik-tarimsal-uretimi-vuruyor-en-buyuk-kayip-misirda






