İskenderpaşa Mahallesi’nin ünlü Horhor semti, İstanbul’un en eski yerleşim yerlerinden biri. “…Marmara Denizi’ni Haliç’e bağlayan Horhor Caddesi, Fatih bölgesinde Bizans’tan itibaren sürekliliğini devam ettiren ve güzergâhı değişmemiş tek cadde olma özelliğini taşımaktadır. Horhor Caddesi dikleme tek caddedir. Ve günümüzde ikinci planda kalmış caddelerden biridir. Bu yol üzeri Bizans ve Osmanlı döneminde ehemmiyetini muhafaza etmiş ve kullanılagelmiştir.”
Ayrıca “…en bariz özelliklerinden biri yol üzerinde yer alan iki çeşmesiydi. Bu çeşmeler Büyük Horhor Çeşmesi ile Acı Çeşme’ydi. Artık unutulmuş ve eski ehemmiyetini yitirmiş bu iki çeşme, şeriye mahkeme kayıtlarında kâfirden kalma çeşme olarak belirtmektedir.” (bknz.)
Rivayete göre Horhor adı da bu çeşmeleri ve bölgeyi besleyen sistemlerden gelen su sesine, fetihten sonra halkın yaptığı benzetmeden gelirmiş.
Caddeyi bir kez daha geçmek için yeni motivasyonum, Vatan Caddesi’ne açılan ucundaki bir meyhane. Çok mu şaşırttım sizi?

Ercan (Alkan, 52), Kapalıçarşı tedrisatından geçmiş, 38 yıllık mesleğinde ordinaryusluğa merdiven dayamış bir esnaf. Daha 10 metre öteden gelenin milliyetini bilip onun dilinde konuşan, bırakın konuşmayı espriler yapangillerden. Hiç aklında olmayanlara bile neler satmış neler. Yeter ki dükkâna soksun…

Kendisi aynı zamanda içki erbabı. Meyhane Köşesi’ni takip ediyormuş, Instagram mesajıyla laf attı. Ben de haliyle girdim dükkâna. Rakı sofralarından fotoğraflar, meyhane ve içki kültürüyle ilgili yazılar paylaşmalar, samimi mesajlar…







