Zeytin hasadı başladı. Hasatla birlikte üretim bölgeleri de hareketlendi. Bir yanda zeytin ve zeytinyağı ile ilgili etkinlikler, şenlikler, hasat törenleri yapılıyor, diğer yanda üretici eylemleri var.
Üretici, gübre, mazot, ilaçlama, budama ve işçilik giderleri artarken zeytin ve zeytinyağı alım fiyatının düştüğünü belirterek firmaların açıkladığı alım fiyatına tepki gösteriyor. Manisa’nın Akhisar ilçesi Zeytinliova’da bir araya gelen üreticiler 1 hafta süreyle zeytin toplamama(hasat etmeme) eylemi başlattı. Üreticiler, Akhisar’da kalitesine göre 1 kilo zeytinin en yüksek 60 liradan, en düşük fiyatın verildiği yağlık zeytin ise 10 liradan alınıyor. Sadece Akhisar’da değil, zeytin üretim bölgelerinin hepsinde alım fiyatlarına büyük tepki var.
Rekolte henüz belli değil
Zeytinde hasat başladı ancak, bu sezon ne kadar zeytin üretileceği henüz belli değil. Rekolte tespiti yapıldıysa da veriler açıklanmadı. Bilinen tek veri, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı, 2026 yılı Bitkisel Üretim 1. Tahmini. Bu tahmine göre, zeytin üretiminde 2025 yılına göre yüzde 55,7 artış olacak. Geçen yıl 2 milyon 450 bin ton olan zeytin üretiminin 2026’da, 3 milyon 814 bin ton olması bekleniyor. TÜİK’in açıkladığı bu ilk tahmin gerçekleşirse zeytin üretiminde rekor kırılacak.
Zeytin hasat tekniği, iklim ve zeytin ağaçlarının çeşidine bağlı olarak üretim bir yıl yüksek olduğunda ertesi yıl daha düşük olur. Üretici, ihracatçı üretimin çok olduğu yılı “var yılı”, üretimin az olduğu yılı ise “yok yılı” olarak adlandırıyor. Bu tanımlamaya göre 2026, zeytinde var yılı. Ama ne kadar var bilmiyoruz.
Son 5 yıllık üretim verilerine bakıldığında, üretimdeki dalgalanma görülüyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2022 yılında zeytin üretimi 2 milyon 976 bin ton olarak gerçekleşirken, 2023 yılında 1 milyon 520 bin ton oldu. 2024 yılında üretim 3 milyon 750 bin tona yükseldi. 2025 yılında 2 milyon 450 bin ton olan üretim, bu yıl yapılan ilk tahmine göre 3 milyon 814 bin ton olacağı öngörülüyor. Ancak bunun ilk tahmin olduğunu belirtmekte yarar var.
Sadece ağaç sayısına odaklanınca tüketim ve ihracat unutuldu
Yazılarımı okuyanlar mutlaka hatırlayacaktır. Daha önce defalarca yazdım. Eski Tarım Bakanı Mehdi Eker’in döneminde, 2009 yılında zeytincilikte 5 yıllık bir strateji belirlendi. Bu stratejiye göre; Türkiye, 5 yıl içinde yani 2014 yılına kadar zeytin dikim alanını 1 milyon hektara, zeytin ağacı sayısını 180 milyona, sofralık zeytin üretimini 650 bin tona, yağlık zeytin üretimini 2,5 – 3 milyon tona, zeytinyağı üretimini 750 bin tona, kişi başına zeytinyağı tüketimini 5 litreye çıkaracaktı.
Bu hedefler gerçekleştiğinde, Türkiye, sofralık zeytinde dünyada birinci, zeytinyağında İspanya’dan sonra ikinci büyük üretici olacaktı. Belirlenen bu hedeflere 5 yılda değil ama 11-12 yılda ulaşıldı. Zeytin ağacı sayısı 2025 yılı itibariyle 210 milyon 608 bine ulaştı. Zeytin üretimi 2024’te 3,7 milyon ton oldu. TÜİK’in tahmini tutarsa bu yıl 3,8 milyon tona çıkacak. Sofralık zeytinde Türkiye ilk sıraya yükseldi. Zeytinyağı üretiminde İspanya’dan sonra ikinci ülke olma hedefi de gerçekleşti. Kişi başına zeytinyağı tüketimi 5 litre yerine hala 2 litre civarında.
Bakanlık bu hedefleri belirlediğinde kendi adımıza gerekli uyarıları yaptık. Üretimi artırmak çok önemli ama üretilen zeytin ve zeytinyağını kime yedireceğiz? İç tüketim ve ihracata yönelik tanıtım çalışmaları yapılması gerektiğini defalarca yazdık, anlattık.
Artan zeytin ve zeytinyağı üretimini doğru değerlendiremezsek bunun başa bela olacağını, üreticiye de ülkeye de zarar vereceğini söyledik. Bunu da kâhin olduğumuz için söylemedik. Geçmişte arz fazlası üretimin nasıl sorun yarattığını gördük yaşadık. Yanlış hatırlamıyorsam 1980’lerin sonu 1990’lı yılların başında zeytinyağı stokları şişmiş, askere mi yedirelim, devlet kurumlarına mı satalım tartışması yapılıyordu.
Türkiye, zeytin ve zeytinyağında dışa bağımlı, ithalatçı bir ülke değil. Dolayısıyla ürettiğiniz ürünü ya içerde tüketeceksiniz ya da ihraç edeceksiniz. İçerde tüketmek için tanıtım, pazarlama çalışmaları yapılmalı, fiyatı uygun olmalı. Bunların hiçbiri yapılmadı. Hep ağaç varlığını artırmakla övünüldü.







