Torba Kanun ile birçok kanunda değişiklik yapıldı. Çeltik ekim alanları, şekerpancarı üretimi, şeker fiyatı, hobi bahçeleri, ormancılık, tütün, alkol, veteriner hekimlik, Devlet su İşleri ve benzeri birçok konuda yapılan düzenlemelerden bazıları sorunlara çözüm getirmesi beklenirken bazılarının uygulanması zor görünüyor.
Tarım ve ormancılıkla ilgili yeni bir “Torba Kanun” yürürlüğe girdi. Resmi Gazete’nin 20 Haziran 2026 tarihli sayısında yayımlanan Torba Kanun ile birçok kanunda değişiklik yapıldı. Çeltik ekim alanları, şekerpancarı üretimi, şeker fiyatı, hobi bahçeleri, ormancılık, tütün, alkol, veteriner hekimlik, Devlet su İşleri ve benzeri birçok konuda yapılan düzenlemelerden bazıları sorunlara çözüm getirmesi beklenirken bazılarının uygulanması zor görünüyor. Bunun en somut örneği hobi bahçeleri. Hobi bahçeleri ile ilgili yapılan düzenleme sorunu çözmek bir yana daha da büyütecek gibi görünüyor.
Adalet ve Kalkınma Partisi döneminde tarımla ilgili çok sayıda kanun çıkarıldı ama belki de bu kanunlardan daha fazla torba kanun çıkarıldı. Önce yasa çıkarılıyor ama eksiklikler, yanlışlar torba kanun ile düzeltilmeye çalışılıyor. Daha da önemlisi çıkarılan yasalar tam olarak uygulanmıyor.
Bu konuda en çok verilen örneklerden birisi, 26 Nisan 2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Tarım Kanunu’nun, “Tarımsal desteklemelerin finansmanı” başlıklı 21. Maddesi. “Tarımsal destekleme programlarının finansmanı, bütçe kaynaklarından ve dış kaynaklardan sağlanır. Bütçeden ayrılacak kaynak, gayrisafi millî hasılanın yüzde birinden az olamaz.” hükmüne rağmen 20 yıldır bu madde uygulanmıyor.
Torba Kanun ile yapılan düzenlemeler şöyle:
1- Şekerpancarı üretimi ve şeker fiyatında yeni kurallar geldi
Torba kanun ile yapılan en önemli değişikliklerden birisi şeker pancarı üretimi ve şeker fiyatları ile ilgili yapılan düzenleme oldu. Şeker pancarı ekim alanı 2027 üretim yılı itibariyle Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından belirlenecek. Kanunda ekim alanı ile ilgili düzenlemeye göre, şirketlerin veya fabrikaların şekerin hammaddesi olan şeker pancarını, üreticilerle sözleşme yapmak suretiyle temin ettiği, üretim sınırları bakanlıkça belirlenecek.
Ayrıca şeker pancarı ve şeker fiyatının da devlet tarafından değil sektör tarafından belirlenmesi konusunda düzenleme yapıldı. Torba Kanun ile, 4634 sayılı Şeker Kanunun 5. Maddesindeki değişiklikler şöyle:
“Şeker pancarı fiyatları her yıl, şeker fabrikası işleten gerçek ve tüzel kişiler ile üreticiler ve/veya temsilcileri arasında varılan mutabakata göre belirlenir. Şeker fabrikaları, üreticilerce teslim edilen şeker pancarındaki fire tespiti ile bedele esas polarizasyon değerinin belirlenmesi amacıyla yapılacak numune alma ve analiz işlemleri sırasında; üreticileri temsilen mahalli pancar kooperatifi veya mahalli ziraat odasından bir gözlemcinin hazır bulunmasına olanak sağlamakla, mahalli pancar kooperatifi veya mahalli ziraat odası ise talep edilmesi hâlinde bir gözlemci görevlendirmekle yükümlüdür.
Sözleşmesiz üretim yapılamayacak
Sözleşme yapılmadan şeker pancarı ekilemez. Buna aykırı hareket edenlerin takip ve kontrolü Bakanlıkça yapılır. Şirketler şeker pancarını bakanlıkça belirlenen ekim alanlarından üreticilerle sözleşme yaparak temin ederler. Bakanlık gerekli görmesi durumunda şirketlerin ekim alanlarını yeniden belirler.
Şeker üretiminde kullanılan diğer hammaddeler ise şirketler tarafından üreticiler ve/veya piyasadan temin edilir. Şirketler, kendi ekim alanlarından yeterli hammadde bulamadığı takdirde münavebe esasları dâhilinde kendi ekim alanları dışından da Bakanlığın izni ve denetiminde üreticilerle sözleşme yaparak pancar temin edebilirler ya da ihtiyacından fazla şeker pancarı üretimi yapabilen şirketlerden Bakanlık tarafından belirlenecek esaslara göre şeker pancarı satın alabilirler. Bakanlık, şeker pancarının ekiminden fabrikalara teslimine kadar olan tüm süreci denetler, bu görevini yerine getirirken gerektiğinde kolluk kuvvetlerinden yardım alır.
Şeker fiyatını fabrikalar belirleyecek
Şeker satış fiyatları, şeker fabrikası işleten gerçek ve tüzel kişiler tarafından serbestçe belirlenir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Şeker Kanunun 11’ inci maddesinin altıncı fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“Sözleşme yapılmadan şeker pancarı eken gerçek ve tüzel kişilere, tespitin yapıldığı ekim alanından üretilecek şeker pancarı için, tespitin yapıldığı pazarlama yılında kamu fabrikaları tarafından belirlenen yüzde 16 polar şeker ihtiva eden firesi düşürülmüş A kotası şeker pancarı baz alım fiyatı üzerinden hesaplanacak tutar kadar bakanlıkça idari para cezası verilir.
Şirketlerin kendi ekim alanları dışından bakanlığın izni olmaksızın şeker pancarı temin etmeleri halinde, Bakanlıkça, şirketlere cari pazarlama yılı için tahsis edilen A kotası miktarının cari pazarlama yılı başındaki A kotası şeker satış fiyatı ülke ortalaması üzerinden hesaplanacak tutarının yüzde 2’si oranında idari para cezası verilir.”
Kota dışı ekimde çiftçi de ceza ödeyecek
Yapılan düzenleme ile daha önce kota dışı ekim yapıldığında pancarı ektiren, satın alan fabrikalara ceza verilirken bu yeni düzenleme ile pancar eken çiftçiye de ceza verilecek. Kotasız üretimde üretici de büyük ceza ödeyecek.
Şeker fiyatlarının belirlenmesinde yapılan düzenleme ile fabrikalara fiyat belirleme yetkisi verilse de, ki daha önce de vardı. Sektör temsilcilerine göre, Türk Şeker’in yani devletin belirlediği fiyatın dışında bir fiyatın uygulanamayacağını ifade ediyor. Enflasyon artmasın diye, şeker fiyatlarını düşük belirleyen Türk Şeker, diğer fabrikaların da zarar etmesine neden oluyor.
Sektör temsilcilerine göre, toplam 32 şeker fabrikasının üretim kapasitesi ülke ihtiyacının çok üzerinde. Bazı fabrikaların teknolojisi çok eski ve verimsiz çalışıyor. Bu konuda mutlaka bir düzenleme yapılmalı. Savaştaki Rusya ve Ukrayna bunu gerçekleştirdi. Türkiye’nin de teknolojiyi yenileyerek fabrika sayısını azaltarak şekerde verimliliği artırması gerekir.
2- Hobi bahçeleri sorununa bir düğüm daha atıldı
Torba kanun ile hobi bahçeleri konusunda üç önemli düzenleme yapıldı. Birincisi; hobi bahçelerine elektrik, su ve doğal gaz bağlanmaması. İkincisi, tarım alanlarını bozdukları için metrekare başına 10 lira olan cezanın 2 bin 500 liraya çıkarılması ve üçüncü olarak da hobi bahçeleri amacıyla kurulan kooperatiflerin arazi alımları tarım ve Orman Bakanlığı iznine bağlandı.
Hobi bahçelerine su,doğaldaz ve elektrik bağlanmaması ile ilgili kanundaki madde şöyle: “Bu Kanun uyarınca izin alınmadan yapılmış her türlü yapı ve tesise, ilgili idareler, kurum ve kuruluşlar tarafından elektrik, su ve doğal gaz bağlantısı ve abonelikleri tesis edilmez. Bu fıkraya aykırı davranan idare, kurum ve kuruluşlara her abone başına 100 bin Türk lirası idari para cezası verilir. İdari para cezasının tebliğinden itibaren aboneliğin 30 gün içerisinde iptal edilmemesi halinde aboneliğin devam ettiği her ay için ayrıca 100 bin Türk lirası idari para cezası verilir.”
Sadece hobi bahçeleri değil, tarımsal üretim yapan çiftçi, izin almadan tarlasına bir kulübe, depo ve benzeri yapı yaptıysa yine bu madde uygulanacak. Tarımsal üretim yaparken malzemesini, ürününü, tohumunu, ilacını koyacağı basit bir yapı yapanlar hobi bahçeleri nedeniyle kendilerinin de zor durumda kaldığını ifade ediyor.
Torba kanundaki bu düzenleme ile hükümet, Tarım ve Orman Bakanlığı, hobi bahçeleri ve izin alınmadan yapılan diğer tüm kaçak yapılarla ilgili sorumluluğu kendi üzerinden yerel yönetimlere yani belediyelerle, elektrik ve doğal gaz dağıtım şirketlerine atıyor. Buna göre, bu kaçak yapılara elektrik, su ve doğal gaz bağlayan kurumlara, kuruluşlara abone başına 100 bin lira ceza kesilecek. Bu cezanın tebliğinden itibaren abonelik 30 gün içerisinde iptal edilmezse her ay için ayrıca 100 bin lira idari para cezası kesilecek.
Yapılan bir başka düzenleme ile tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı kapsamında tarım arazisini bozanlara daha önce metrekare başına 10 lira olan para cezası 2 bin 500 liraya çıkarıldı. Bu düzenleme de hobi bahçelerini kapsıyor.
Torba kanun, tarım arazilerine izinsiz, kaçak olarak yapılan yapılar için elektrik, su, doğalgaz aboneliklerinin yapılmamasını, mevcut aboneliklerin iptal edilmesini öngörüyor. Bu konuda ağır cezalar getirildi. Bunu uygulamak mümkün mü? Tarım ve Orman Bakanlığı çıkardığı yasayı uygulamayarak kendisinin neden olduğu bir sorunu yerel yönetimler, elektrik ve doğalgaz şirketleri üzerinden çözmeye çalışıyor. Bu düzenleme ile hobi bahçeleri sorununa bir düğüm daha atılmış oldu.
4- Çeltik ekiminde sınırlar yeniden belirendi
Çeltik Ekimi Kanunu’nda yapılan değişiklikle, çeltik tarlaları, il ve ilçe merkezlerine imar sınırından itibaren 500 metre, köy ve mahallelerde ise 50 metre uzaklıkta bulunabilecek. Torba kanunda çeltik ile ilgili düzenleme şöyle: ”Çeltik tarlaları, il ve ilçe merkezlerine imar sınırından itibaren 500 metre, köy ve mahallelerde ise 50 metre uzaklıkta bulunabilir. Uzaklıklar, köy ve mahallelerde en kenar evin dış çevresiyle çeltik ekilen yerlerin en yakın noktasının arası ölçülerek tayin olunur.”
Tarım ve Orman Bakanlığı’na göre 20 bin çeltik üreticisini ilgilendiren bu düzenleme ile çeltik ekim alanları genişletilmiş oldu. Düzenleme ile il bazında 1000 metrelik mesafe sınırı 500 metreye düşürüldü. İlçelerde ise 500 metrelik mesafe korundu. Büyükşehir Yasası ile köyler mahalle yapılınca 500 metreye çıkan ekim sınırı, yasaya mahalle deyimi eklenerek yeniden 50 metreye çekildi. Bakanlığa göre, Büyükşehir Yasası nedeniyle üretim alanı daralan 7 bin 500 çeltik üreticisinin sorunu çözülmüş oldu.
4- Canlı hayvan sevkinde eksik belgeye büyük ceza
Canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin sevkleri ile ilgili yapılan düzenlemeye göre, bakanlıkça belirlenen belgeleri bulundurmayan canlı hayvan ve hayvansal ürün sahiplerine sığır cinsi hayvanlar için hayvan başına 7 bin 863 lira, koyun ve keçi türü hayvanlar için hayvan başına 1204 lira, diğer hayvan türleri ve hayvansal ürünler için araç başına 26 bin 360 lira, ayrıca nakil vasıtası sahiplerine 26 bin 360 lira, bakanlıkça izin verilen yerler dışında hayvan satışı yapanlara 26 bin 360 lira idarî para cezası verilecek.
Belgesiz nakledilen hayvanların, bakanlıkça belirlenen korunmuş bölgeler hariç olmak koşulu ile nakil esnasında yakalanması durumunda, sahibinin bilgisi dâhilinde karantina altına alınacak. Korunmuş bölgeler ve karantina ile ilgili hususlar bakanlıkça belirlenecek. Bu önlemler, insan, bitki ve hayvan sağlığı ile çevre için doğrudan ya da dolaylı herhangi bir olumsuz etkiye sebep olmayacak şekilde uygulanacak. Bu iş ve işlemler için yapılacak tüm masraflar sahibi tarafından karşılanacak. Kesim, imha ve itlaf hâlinde Bakanlıkça herhangi bir tazminat ödenmeyecek. Canlı hayvan sevklerinde bakanlıkça belirlenen kurallara göre yol kontrol ve denetim noktalarına girmeyen nakil vasıtası sahiplerine araç başı 26 bin 360 lira, hayvan sahiplerine132 bin 800 lira idarî para cezası verilecek.
5- Hayvan hastalıkları ve tazminat ödemeleri düzenlendi
Torba Kanun ile 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun 5.maddesinde yapılan değişiklikle hayvan hastalıkları ve ödenecek tazminat ile ilgili düzenleme yapıldı. Düzenleme özetle şöyle:
“Hayvanlarda herhangi bir tazminatlı hastalık tespit edilmesi sonucu resmî veteriner hekim veya yetkilendirilmiş veteriner hekim gözetiminde mecburî kesime tâbi tutulan, itlaf edilen veya kesimhanelerde tespit edilen tazminatlı hastalıkları nedeniyle imha edilen hayvanlar ile bu hastalıklar nedeniyle imha edilen hayvansal ürün, yem, madde ve malzemelerin bedelleri, imha, imha yerine nakliye ve dezenfeksiyon masrafları Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen oranlarda Bakanlık tarafından sahiplerine tazminat olarak ödenir. Bakanlık bütçe imkânları, hastalıklarla ilgili bilimsel veriler ile eradikasyon ve kontrol programlarına göre, tazminatlı hastalıklar ile bu hastalıklar nedeniyle imha edilen hayvansal ürün, yem, madde ve malzemelerden hangilerine tazminat ödemesi yapacağını, ödeme yapılacak yerleri ve uygulama zamanını belirler.”

“Bakanlıkça belirlenen usullere göre kayıt altına alınmamış hayvanlar, fiilî ithalat işlemleri tamamlanmamış hayvanlar, sahipleri tarafından hasta oldukları Bakanlıkça belirlenen usullere göre bildirilmeyen veya hasta olduğu bilinerek satın alındığı tespit edilen hayvanlar, son sahibine Bakanlıkça belirlenen belgeler bulunmaksızın nakledilen hayvanlar, kamu kurum ve kuruluşlarına ait hayvanlar, Bakanlıkça belirlenen hastalıklarda hastalık sebebiyle uygulanan kontrol tedbirleri kaldırıldıktan sonra hastalığa göre belirlenen süre içerisinde aynı hayvancılık işletmesinde aynı hastalığın tespit edilmesi sebebiyle kestirilen veya itlaf edilen hayvanlar ile bu fıkrada belirtilen hayvanlarda tespit edilen tazminatlı hastalıklar sebebiyle imha edilen hayvansal ürün, yem, madde ve malzemeler için tazminat ödenmez.”
6- Orman Kanunu değişikliği ile “karbon yutak ormanları” kurulacak
Torba Kanun ile ormancılık alanında çok önemli değişiklikler yapıldı. Değişiklikle 3 milyon yurttaşın tapu sorununa çözüm getirilirken Orman Kanunu’na eklenen Ek 21.Madde ile karbon yutak ormanları kurulmasının önü açıldı.
Yasa tasarısı Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne getirilirken bazı sivil toplum kuruluşları yutak ormanları kurulması adı altında ormanların özel sektöre açılacağını belirterek tepki göstermişti. Bu tepkilere rağmen Orman Genel Müdürlüğü tarafından, küresel iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlamak ve ormanların sera gazı tutum kapasitesini artırmak için karbon yutak ormanları kurulmasına olanak verecek düzenleme yasalaştı.
6831 sayılı Orman Kanununa eklenen Ek madde 21 şöyle: “Küresel iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlamak ve ormanların sera gazı tutum kapasitesini artırmak maksadıyla Orman Genel Müdürlüğü karbon yutak ormanları kurar, bedel almak suretiyle kurdurur veya kurulmuş ormanların tesis maliyetinden az olmamak ve karbon piyasası rayiç bedeli tahsil edilmek kaydıyla tahsis eder, yönetir ve işletir. Bu maddenin uygulanması ile ilgili tanım, şekil, şart ve esaslar İklim Değişikliği Başkanlığının görüşü alınarak yönetmelikle düzenlenir.”








