Özellikle sanayici faizlerin düşürülmesini istiyor. Bu istek aylardır yüksek sesle dile getiriliyor. Sadece faizlerin düşürülmesi de değil, kredideki kısıtlamalar da kaldırılsın isteniyor. “Çünkü” deniliyor; “Artık dayanacak gücümüz kalmadı, işte tekstilin durumu, gidebilen Mısır’a gitti ama her işkolu da tekstil gibi değil ki, üretim yeri her sektörde değiştirilemez ki”…
Bir tarafta bu yakınmalar; diğer yanda sanayi üretimine ilişkin veriler… Biraz çelişiyor, çünkü sanayi üretimi fena gitmiyor.
Dönüp kapasite kullanım oranına bakanlar bir şaşkınlık daha yaşıyor; çünkü kapasite kullanımı son yılların en düşük düzeyinde.
Bütün bu verilerden bir sonuç çıkarmaya çalışırken TÜİK ikinci çeyreğe ilişkin GSYH verilerini açıklıyor. O da ne! Türkiye ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde yüzde 4,8 büyümüş.
Tüm tahminler aşılmış. İkinci çeyrekteki yüzde 4,8’lik büyümeden sonra oluşan tablo şöyle:
■ Son bir yıldaki büyüme hızı yüzde 3,3 oldu.
■ 2025’in tümündeki büyüme hızı hedefi olan yüzde 4’e erişebilmek için ikinci altı aydaki büyümenin yüzde 4,4 olması gerekiyor.
■ İkinci çeyrekteki bu tempo devam ederse ikinci altı aydaki oran hayda hayda yüzde 4,4’ü bulur, yıllık hedef de gerçekleşir.
SANAYİDEKİ BÜYÜME
GSYH’de ikinci çeyrekte sektörel bazda en yüksek büyüme yüzde 10,9 ile inşaatta gerçekleşti ama GSYH’deki ağırlığı açısından sanayideki büyüme çok daha önemli.
Sanayideki toplam büyüme yüzde 6,1 oldu. İmalat sanayindeki büyüme ise yüzde 7’ye ulaştı. İmalat sanayindeki büyümenin bu düzeylere çıkabileceğinin işaretleri sanayi üretimine ilişkin verilerde ve dış ticaret verilerinde zaten kendini gösteriyordu.
Türkiye yüksek teknolojili ürünler üretiminde büyük bir ivme yakaladı ve bu durum temmuz ayı ihracat verilerine de yansıdı. Yüksek teknolojili ürünler ihracatı temmuzda geçen yıla göre yüzde 80’e yakın arttı. Temmuzdaki bu ihracat artışı tabii ki önceki ayların üretiminin bir sonucuydu.
Yüksek teknolojili ürünler üretiminde kaydedilen artış ve bunun hem büyüme, hem ihracat verilerine yansıyacağı iyi kötü tahmin edilebiliyordu. Yüksek teknolojili ürünler kapsamında özellikle İHA, SİHA ve drone üretiminde gözlenen artış böyle bir sonuç doğurdu.








