Avrupa Birliği, Türkiye’den aldığı 4 ürüne yönelik sınır kontrollerini sıkılaştırdı. Domateste denetim oranı yüzde 20, kuru incirde 30, kimyon ve Antep fıstığında ise yüzde 50’ye çıktı. Düzenlemeler ihracatı durdurmasa da rekabet gücünü zayıflatıyor. Avrupa Komisyonu, Türkiye’nin gıda güvenliğinde AB mevzuatına uyum konusunda ilerleme sağlayamadığı iddiasında…
Türkiye’de yıllardır “en kaliteli meyve ve sebzenin ihraç edildiği” söylemi öne çıksa da, Avrupa Birliği’nin son dönemde aldığı kararlar Türk tarım ürünlerinin gıda güvenliği performansına ilişkin farklı bir tablo yansıtıyor. Avrupa Birliği (AB), Türkiye’den ihraç edilen tarım ürünlerine yönelik gıda güvenliği denetimlerini son bir yıl içinde önemli ölçüde sıkılaştırdı. Avrupa Komisyonu’nun 18 Temmuz 2025 tarihinde kabul ettiği ve Ağustos 2025’te yürürlüğe giren 2025/1441 sayılı Uygulama Tüzüğü ile pestisit kalıntıları nedeniyle Türk domatesleri artırılmış resmi kontroller kapsamına alınırken, Ocak 2026’da kabul edilen 2026/194 sayılı düzenleme ile aflatoksin bulguları nedeniyle Antep fıstığı ve ürünlerine yönelik kontrol oranı da yüzde 50’ye yükseltildi. Böylece kuru incir ve kimyonla birlikte dört önemli ihraç ürününde sınır kontrolleri belirgin şekilde artırılmış oldu. Kararlar ithalat yasağı anlamına gelmese de daha fazla sevkiyatın laboratuvar analizine tabi tutulması, resmi sertifika zorunluluğu, sınır kapılarında bekleme sürelerinin uzaması ve ilave analiz maliyetleri nedeniyle ihracatçılar açısından önemli bir yük oluşturuyor.
Sürekli güncelleme yapılıyor
AB’nin söz konusu uygulaması yeni değil. Avrupa Komisyonu, 2019/1793 sayılı Uygulama Tüzüğü ile üçüncü ülkelerden ithal edilen ve gıda güvenliği açısından risk taşıyan ürünler için “artırılmış resmi kontrol” sistemini oluşturdu. Sistem kapsamında üye ülkelerde yapılan sınır kontrolleri ile Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) bildirimleri düzenli olarak analiz ediliyor. Elde edilen sonuçlara göre ürünler listeye ekleniyor, kontrol oranları artırılıyor, azaltılıyor veya tamamen listeden çıkarılıyor. Komisyon bu listeyi en az altı ayda bir güncelliyor. Dolayısıyla ürünlerde tespit edilen uygunsuzlukların devam etmesi denetim oranlarının daha da yükselmesine yol açabileceği gibi, iyileşme sağlanması halinde kontroller gevşetilebiliyor.
Domates ilk kez listeye girdi
18 Temmuz 2025 tarihli 2025/1441 sayılı düzenleme, Türkiye açısından en dikkat çekici değişikliği domateste getirmişti. Komisyon, pestisit kalıntıları nedeniyle Türkiye menşeli domatesleri ilk kez artırılmış kontrol kapsamına aldı. Ağustos 2025’ten itibaren AB sınırlarına ulaşan Türk domatesi sevkiyatlarının yüzde 20’si kimlik doğrulaması ve fiziksel kontrole tabi tutulmaya başlandı. Kontroller sırasında gerekli görülmesi halinde ürünlerden numune alınarak laboratuvar analizleri yapılıyor. Analiz sonuçları çıkıncaya kadar sevkiyatlar bekletilebiliyor. Uygunsuzluk tespit edilmesi halinde ise ürünler geri çevrilebiliyor, imha edilebiliyor veya ihracatçı ülkeye iade edilebiliyor.








