Kestane, fındık ve cevizden çok farklı bir besin profiline sahip. Daha az yağ içeriyor; enerji kaynağı ise ağırlıklı olarak nişasta. Lif ve mineraller de sağlayan bu mevsim lezzetinde, porsiyon kadar satın alırken ve saklarken dikkat edilecek noktalar da önemli. Kestanenin közde veya fırında pişerken belirginleşen tatlılığı, yalnızca dış yüzeyinin kızarmasından kaynaklanmıyor.
Kestane mevsimi geldi. Sokaklarda közlenen, evlerde fırına veya tavaya giren kestane, yalnızca kışın sevilen bir atıştırmalığı değil; yemeklerde ekmek, patates veya diğer nişastalı besinlere alternatif olabilecek bir malzeme.
Alman Federal Beslenme Merkezi (BZfE), kestanenin fındık ve ceviz gibi sert kabuklu meyvelere göre daha az yağ ve enerji içerdiğini belirtiyor. Beslenmedeki farkını ise nişastalı yapısı oluşturuyor.
Kestane neden diğer kuruyemişlerden farklı?
Alman besin veri tabanına dayanılarak çiğ kestanenin yenilebilir 100 gramı için şu değerler veriliyor:
| Besin öğesi | Miktar |
|---|---|
| Enerji | 210 kcal |
| Karbonhidrat | 41,2 g |
| Yağ | 1,9 g |
| Lif | 8,4 g |
Bu bileşim, kestanenin yağdan çok karbonhidrat sağlayan bir besin olduğunu gösteriyor. Lif içeriği de günlük beslenmeye katkıda bulunuyor.
Türkiye’nin Ulusal Gıda Kompozisyon Veri Tabanı TürKomp’ta kestane için ortalama enerji 176 kcal, karbonhidrat 39,28 gram, toplam diyet lifi ise 3,32 gram olarak kayıtlı.
Potasyum miktarı neden farklı veriliyor?
TürKomp’ta ise kestanenin potasyum miktarı ortalama 486 miligram; incelenen örneklerde en düşük 331, en yüksek 693 miligram bildiriliyor. Potasyum; kasların kasılması, sinir iletimi, kalp ve böbreklerin normal işlevleri için gerekli.
Közlenince neden daha tatlı oluyor?
Kestanenin közde veya fırında pişerken belirginleşen tatlılığı, yalnızca dış yüzeyinin kızarmasından kaynaklanmıyor. İçerdiği nişastanın bir bölümü pişirme sırasında şekerlere dönüşüyor. Böylece çiğken daha unumsu ve hafif buruk olan kestanenin tatlımsı aroması ortaya çıkıyor.







