Rafineri çıkışlı standart ve düşük kükürtlü (Euro Diesel standartlarına uygun) dizel yakıtın Türkçe teknik ve resmi tanımına Motorin adını veriyoruz. İçeriğinde kükürt oranı yüksek ağır yakıtlar ya da çiftçilerin ve balıkçıların kullandığı yakıtlar, bizde mazot olarak adlandırılıyor. Mazot deyince benim aklıma doğrudan tarım ve tarımda kullanılan makineler geliyor. Dizel ise daha çok otomotiv sektöründe kullanılıyor.
Başka dillerde, bizdeki gibi farklı kelimelerle ifadeler var mı bilmiyorum; ama her üç kelimeyle de kastettiğimiz şey tek bir şey: ‘Dizel Yakıt’.
Dizel fiyatlarının benzin fiyatlarını geçmesi ve ham petrolden elde edilme maliyetlerindeki artış hem rafineri teknik süreçlerinden hem de küresel arz-talep dengelerinden kaynaklanıyor.
Tarihsel olarak dizel, ham petrolün işlenmesi sırasında benzine göre daha alt kademelerde elde edilen daha “kaba” bir yakıt olduğu için daha ucuzdu.
Ancak günümüzde bu durumun değiştiğini görüyoruz.
Ham petrolden dizele ulaşma süreci, gelişen çevre standartları nedeniyle benzine kıyasla daha karmaşık ve maliyetli hale gelmiş durumda. Ultra düşük kükürtlü motorin (örneğin Euro 6 standartlarında dizel) üretmek için yakıtın yüksek sıcaklık ve basınç altında hidrojen gazı ile işlenmesi gerekiyor. Hidrojen üretimi ve bu tesislerin işletme maliyeti oldukça yüksek.
Ham petrol distilasyon kulesine girdiğinde, benzin gibi hafif fraksiyonlar daha düşük sıcaklıklarda buharlaşıp ayrışıyor. Dizel ise daha ağır hidrokarbon zincirlerine sahip… Ağır molekülleri kaliteli dizele dönüştürmek için yüksek enerji ve sermaye gerektiren ikincil rafineri süreçlerinin kullanılması gerekiyor.
Kış aylarında dizelin donmasını önlemek için içine özel katkı maddeleri eklemek gerekiyor. Bu katkılar üretim birim maliyetini artırıyor.
Üretim süreçlerinden doğan maliyet artışlarına, ham petrolün artan taşıma maliyetlerine, Avrupa rafinelerinin kapasite eksikliğine, Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle uygulanan yaptırımlara, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın son dönemde karşılıklı olarak enerji santrallerini ve limanları yok etme yarışına dönüşmesine gibi etmenleri de eklediğimizde gerçekten adeta uçuşa geçmiş dizel fiyatlarıyla karşı karşıyayız.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın Ekim 2026 ‘Petrol Piyasası Raporu’ 15 Ekim 2026’da yayınlandı. Rapor çok çarpıcı veriler içeriyor.
Rapora göre; uzun süreli arz kesintilerinin, sonbahar rafineri bakımları ve kış aylarındaki zirve talep dönemi öncesinde mevsim normallerine aykırı stok düşüşlerini zorunlu kılmasıyla motorin piyasaları önemli bir baskı altında kaldı. Rusya ve Orta Doğu kaynaklı günlük 1,3 milyon varillik kaybın diğer kaynaklardan sağlanan yüksek arzla yalnızca kısmen telafi edilebilmesi nedeniyle, Eylül ayındaki küresel motorin ihracatı yıllık bazda günlük 700 bin varil daha düşük gerçekleşti.
Küresel dizel fiyatları, Eylül ayında ulaşılan varil başına 200 doların üzerindeki tüm zamanların en yüksek seviyelerinden gerilemiş olsa da, referans fiyatlar ham petrolün ve kriz öncesi seviyelerin neredeyse iki katı düzeyinde seyretmeye devam ediyor.
Singapur’da toptan dizel fiyatları Eylül ayı ortasında varil başına 200 doları aşarken, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nde varil başına yaklaşık 220 dolarla tüm zamanların en yüksek seviyelerine ulaşmış durumda.
Perakende dizel fiyatları da buna paralel olarak çoğu büyük ekonomide rekor seviyelere yükseldi.
Ancak Eylül ayında navlun oranlarının hızla artması ve ham petrolün teslimat maliyetinin sert bir şekilde yükselmesiyle birlikte, Avrupalı rafineler için dizel fiyat farkları varil başına 100 dolardan Ekim ayı başı itibarıyla 60 dolar seviyelerine gerilemiş. Ham petrol navlun piyasalarındaki gerilimin diğer tanker kategorilerine de sıçramasıyla birlikte, başlıca ithalat pazarları olan Avrupa, Afrika ve Latin Amerika’da teslimat bazlı dizel fiyatlarının önümüzdeki haftalarda yeniden yükselmesi bekleniyor.
Küresel benzin ve dizel talebi ile fiyat hareketleri, makroekonomik açıdan belki de en hassas ve en öncü göstergelerden biri. Benzin tüketimi daha çok bireysel tüketim ve seyahat alışkanlıklarını yansıtırken, dizel talebi imalat sanayinin, uluslararası ticaretin ve lojistiğin nabzını tutar.







