Hatta fazlası var…
Yanlış okumadınız.
Muhakkak göreniniz ve benim gibi hayret edeniniz de olmuştur.
1 kilo salam, 4 kişilik bir aile için çok elbette. Gramla koyuluyor masaya fakat fiyatını görünce durup düşünmeden, sonra da yazmadan edemedim.
Birazdan detaylıca okuyacaksınız.
Önce kırmızı etin uçan etiketine bakalım.
Neredeyse her çeşidi tek tek çekildi sofradan.
Bir kıyma kaldı; o da pahalı ama 250 gram, “tek pişirimlik” diye alınabiliyor. Hâlâ…
“Neyin fiyatı yüksek değil?” diyeceksiniz.
Haklısınız da.
Peki, TÜİK’in söylediği kadar mı arttı?
Doğru cevap için tam da bir yıl önce, çok bilinen zincir diye tabir edilen marketlerden birindeki et fiyatlarıyla bugünü kıyaslayalım. İş nereden nereye gelmiş, bakalım…
Nereden Nereye Geldi Türkiye?
Bu başlığı sık kullanırım.
Çünkü gerçeğimizi en net biçimde ifade ediyor. Slogan oldu.
Zaten biliyorsunuz, dillere pelesenk eden de Cumhurbaşkanı Erdoğan.
Hatırlayın, seçim döneminde; mitinglerde yapılan icraatların videolarını izletirken hep bir ağızdan söyletti seçmene.
Şimdi soralım; nereden nereye geldi Türkiye?
13 Ekim 2025 tarihinde “Sarıkız kesiliyor, besicilik ölüyor” başlıklı bir yazım yayımlandı.
Bir bir kesime giden; süt ineklerinin, çiftçinin beslemeye gücü kalmadığı için kestiği kuzularının, danalarının market rafına yansımasını yazmıştım.
Aynı yazıda ithalatın çare olmadığını, olamadığını, tarım politikalarının faturasının kime çıktığını hep beraber görmüştük.







