Kaz Dağları’ndan Saros’a ekoloji mücadeleleri yan yana; Marmara için dayanışma ağı kuruluyor.
Armaş Vakfı’nın düzenlediği GEF Küçük Destek Programı (SGP) tarafından desteklenen “Marmara Yan Yana: Ekolojik Haklar ve Dayanışma Buluşması”, 2–4 Ekim 2026 tarihlerinde İzmit Akmeşe’deki Armaş Vakfı Mekânı’nda gerçekleşti. Bursa, Edirne, İstanbul, Balıkesir, Çanakkale, Kırklareli, Tekirdağ ve Kocaeli olmak üzere sekiz ilden, dernek, platform ve dayanışma ağlarını temsil eden 22 kişi buluşmaya katıldı. Buluşma GEF Küçük Destek Programı (SGP) tarafından desteklendi.
Katılımcılar arasında Bursa Su Kolektifi, Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Kazdağı Kardeşliği, Çan Çevre Derneği, Trakya Toprağıma Dokunma Platformu, Şarköy Ekolojik Yaşam ve Kültür Derneği, GÜMAP Güney Marmara Adaları Dernekleri Platformu & AGRiDA Tarım ve Turizm Derneği, Kocaeli Çevre Platformu (Kocaeli ÇEP), Kocaeli Ekolojik Yaşam Derneği (KEYAD) ve Saros Gönüllüleri yer aldı. Armaş Vakfı ve Türetim Ekonomisi Derneği’nin geçen yıl tamamladığı ortak program “Marmara’nın Ekoloji Savunucusu Değişim Elçisi Kadınları”ndan iki değişim elçisi de buluşmaya katıldı.
Marmara’nın ekolojik tablosu birlikte haritalandı
Buluşma programı üç tema etrafında şekillendi; birbirini tanımak, birbirinden öğrenmek ve dayanışmak, birlikte hareket etmek. Tanışma ve topluluk anlaşmasıyla başlayan programda katılımcı örgütler çalışmalarını, önceliklerini ve ihtiyaçlarını paylaşırken Marmara’nın ekolojik tablosunu da birlikte haritaladı. Program kapsamında “COP31 ve Halkların İklim Zirvesi” başlıklı bir bilgilendirme oturumu da gerçekleştirildi.
Buluşmanın en çarpıcı çıktılarından biri, katılımcıların kendi deneyimlerinden ve sahada yürüttükleri mücadelelerden hareketle oluşturdukları Marmara haritası oldu.
Türkiye nüfusunun yaklaşık üçte birinin yaşadığı ve ülke sanayisinin neredeyse yarısının bulunduğu Marmara Bölgesi’nde, madencilik, enerji, tarım, yapılaşma ve sanayi başlıklarında yüzlerce sorun noktası haritaya işlendi. Ortaya çıkan tablo, ekolojik baskıların bölgenin belirli noktalarıyla sınırlı olmadığını gösterdi. Katılımcılar Marmara’da yaşananları birbirinden bağımsız projelerin yol açtığı yerel sorunlardan ziyade; toprağı, suyu ve denizi birlikte etkileyen sistematik bir ekokırım süreci olarak tanımladı.
Beş farklı baskının kesiştiği ortak alan: Marmara Denizi
Haritalama çalışmasında bütün şehirlerin etkilediği ortak alan olarak Marmara Denizi öne çıktı. Madencilik, enerji, tarım, yapılaşma ve sanayi olmak üzere beş kategorideki baskının etkilerinin kesiştiği denizin; kıyılardaki sanayi atıkları, Ergene’nin derin deniz deşarjı, liman tarama çamurlarının Çınarcık Çukuru’na dökülmesi, balık çiftlikleri ve yanlış balıkçılık politikaları nedeniyle taşıma kapasitesinin sınırına geldiği ifade edildi.







