Elimde birkaç adres var ama burayı yazmanın ‘sorumluluğunu’ görür görmez hissettim. Yazıya konu meyhanelerde aradığım kriterleri fazlasıyla karşılıyor zaten; kedi dahil. Bir de bulunduğu binanın görünüşü ‘önce burası’ dedirtti, tereddütsüz girdim.
Efsane Birahanesi Nebioğlu Sokak’ta, Sefaköy Metrobüs durağına beş dakika yürüme mesafesinde.
Altında bulunduğu altı katlı binanın üst katlarının çoğu boşaltılmış. Burası da gittiğim bazı meyhaneler gibi kentsel dönüşüme kurban gidecek anlaşılan, bari kayıt altına almış olayım.

Efsane’yi seçmemin tek nedeni bu değil tabii; esas kriterler de yerli yerinde. Bir kere yanında ganyan bayii var. Tabelası bir bira firmasının renginde. Camları filmle kaplı, içerisi gözükmüyor. Popüler olmadığı belli, tam bir mahalle meyhanesi. Girişteki masaya bir kedi kurulmuş. Rakı servisi var. Daha ne olsun?
Alt kriter olarak da Metrobüs hattına yakınlığını söyleyebilirim. Marmaray, metro hatları, vapur da olabilir. Yeter ki taksiciye muhtaç etmesin beni.

Listemdeki bütün adresleri kontrol etmek için zaten erken gelmiştim. Bana göre erkenden (sonradan öğrendim, meğer sabah başlıyormuş servis), girişteki masanın üstüne kurulmuş siyah-beyaz beyefendiye saygılarımı sunup daldım içeri.
Mutfağın önünde niye geldiğimi anlamaya çalışan beyefendiden uygun masa rica ettim. Boş olan masalardan herhangi birine oturabilirmişim; girişin sağındaki, kedi beyin solundaki masaya, yüzüm salona dönük oturdum.






