Son günlerde kulağıma ilginç bir cümle geliyor.
Türkşeker Genel Müdürü Muhittin Şahin’in Bakanlıkta yapılan kapalı toplantılarda bizim için şöyle diyormuş:
“Bizimle uğraşıyor.”
Ne kadar kolay bir cümle…
Sadece iki kelime.
Ancak o iki kelimenin arkasına, cevap veremediğiniz bütün soruları saklayabiliyorsunuz. Belgeleri konuşmak yerine gazeteciyi, haberleri tartışmak yerine haberi yapanı hedef alıyorsunuz.
Gerçekleri yanıtlamak yerine niyet okumaya başlıyorsunuz.
Çünkü kendinizi savunmanın en kestirme yolu, gazeteciyi “hedef” göstermektir.
Türkşeker sıradan bir kurum değil; Türkiye’nin en stratejik kuruluşlarından biri. 14 şeker fabrikası, yıllık yaklaşık 1 milyon ton A kotası şeker üretimi, 2026 yılında 80 milyar liraya çıkarılan sermayesi ve binlerce çalışanı bulunuyor.
Böylesine büyük bir kurumun attığı her adım, doğal olarak kamuoyunun denetimine açıktır. Çünkü o kurumun kullandığı her kuruş, bu milletin kaynağıdır.
Aslında Sayıştay kökenli, Muhittin Şahin bunu herkesten daha iyi biliyor.
“Kampanyalı şeker satışı” adı altında şeker piyasasının nasıl iki firmaya teslim edildiğini ve Türkşeker eliyle nasıl bir tekelleşme oluşturulduğunu, “Türkşeker Şeker mi Satıyor, Dağıtım Sistemi mi Kuruyor?” başlıklı dosya haberimizle tüm çıplaklığıyla ortaya koyduk.
Dosya haberimizle, Nisan ayı sonunda İşmen Gıda ve Remzi Çakar firmalarına yapılan ve kurumu 600 milyon lira zarara uğratan, aynı zamanda bu firmalara 600 milyon liralık kaynak aktarımı sağlayan o şaibeli 100 bin tonluk satışın bir “tesadüf” olmadığını da görmüş olduk.
100 bin tonluk şaibeli şeker satış haberini yapmadan önce kurumun Basın Müşavirini arayıp bilgi almak istemiştim.
Verilen cevapta; sadece bu iki firmaya yönelik bir uygulama olmadığı, kurumun satış fiyatının altında şeker almak isteyen bütün firmalar için uygulanan bir sistem olduğu, yönetim kurulunun onaylanması durumunda satış fiyatının altında bütün firmalara şeker satışının olduğu söylendi.
Bu cevabı duyunca ne diyeceğimi bilemedim.
Yapılan şaibeli satışa ancak böyle cahilce bir kılıf bulunabilirdi!
Burada bir detayı da paylaşayım; 100 ton şaibeli şeker satışı ile ilgili haber olmamış olsaydı, biz Türkşeker Genel Müdürü Muhiddin Şahin ile bir görüşme yapacaktık.
Bu görüşme de Basın Müşaviri arkadaşın talebi üzerine gerçekleşecekti.







