İki firmaya yapılan “imtiyazlı” satışla Türkşeker’i 600 milyon lira zarara uğratan yönetim anlayışı, şimdi Hazine’ye 4,4 milyar liralık yeni bir fatura daha kesmeye hazırlanıyor! Yanlış ithalat politikaları ve denetim zafiyeti yüzünden şeker sektörü stokta boğulurken; Türkşeker 300 bin ton şekerin zararına ihraç edilmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın kapısını çaldı. Bakanlığının onay vermesi durumunda yönetilemeyen stok sorununun 4,4 milyar liralık faturası Hazine’ye kesilecek.
Türkiye şeker sektöründe 2022 yılından bu yana biriken ve adeta bir kangrene dönüşen stok krizi, kamu sırtına milyarlık yeni bir yük bindirmeye hazırlanıyor. Sektörde yaşanan yönetim zafiyeti ve denetimsizlik yüzünden elindeki şekeri satamayan Türkşeker, iç piyasadaki stoku azaltabilmek için şok bir hamle yaptı. Kurum, iç piyasada tüketilmek üzere üretilen “A Kotası” kapsamındaki 300 bin ton şekerin, ihraç edilmek üzere “C Kotası” şekerine kaydırılması için Hazine ve Maliye Bakanlığı’na resmen başvurdu. Eğer Bakanlık onay verirse, Cumhuriyet tarihinin en büyük zararına ihracat operasyonlarından birine imza atılacak.
İşte milyarlarca liralık kamu zararına yol açan şeker krizinin perde arkası ve sektörü vuran yönetim zafiyetinin acı tablosu:
KİLO BAŞINA 14,5 TL ZARAR: FATURA 85 MİLYONA KESİLECEK!
Yapılan hesaplamalara göre, 300 bin ton şekerin A kapsamından C kapsamına alınması, Türkşeker’de tam anlamıyla bir mali yıkıma neden olacak.
Şu anda iç piyasada satılan A kapsamındaki şekerin fiyatı 38,5 TL/kg seviyesinde bulunuyor.
Şeker C kapsamına alınıp ihraç edildiğinde ise fiyatı birden 24 TL/kg’a düşecek. Kilo başına yaşanacak 14,5 TL’lik bu devasa fark, toplamda 4,4 milyar liralık bir kamu zararı doğuracak. Sektörü yönetemeyen bürokrasinin yol açtığı bu 4,4 milyar liralık fatura ise Türkşeker’in kasasından değil, Hazine tarafından, yani doğrudan 85 milyon vatandaşın vergisinden karşılanacak.








