Dünya Toprak Günü, Türkiye’de 2 milyon hektarı aşan maden ihaleleri ve köylerin dibine kadar dayanan projelerin gölgesinde kaldı. Bilirkişi ve mahkemelerin “uygun değil” dediği yatırımlar yeniden onaylanırken tarım arazileri, meralar ve ormanlar siyasal tercihlerle hızla yok ediliyor.
Ülkede tarım topraklarının her yıl biraz daha daraldığı, meraların yapılaşmaya açıldığı, madencilik ve enerji projelerinin verimli ovaları kuşattığı bir dönemde 5 Aralık Dünya Toprak Günü’ne iktidarın rant politikaları damga vurdu.
Bir yanda “üretim” söylemiyle devlet-şirket ittifakıyla yürütülen politikalar, diğer yanda ülkenin gıda güvencesini sağlayan toprakların geri dönüşümü olmayan faaliyetlerle ülke toprakları karış karış talan edilerek topraksızlaştırılıyor.
Dünya Toprak Günü, Uluslararası Toprak Bilimleri Birliği (IUSS) tarafından 2002 yılında ilan edilerek, sağlıklı toprağın önemine dikkat ve farkındalık yaratmak amacı taşıyor.
Türkiye ise Dünya Toprak Günü’ne ve nerdeyse her güne yeni talan projeleriyle uyanıyor.
DEVLET-ŞİRKET ELİYLE MEGA TALANI
Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) verilerine göre, bir buçuk yılda;
468 bin 784 hektar (Trabzon ili yüzölçümünden daha büyük) alan maden şirketlerine satıldı.
Kısa sürede yapılan 698 satış ihalesinin 202 tanesi ise 1000 hektarın üzerinde bir ölçekte yapılacak mega-maden projesi.





