Bayer Türkiye Tarım Ürünleri Ülke Müdürü Onur Çamili, “Bayer Global Biyolojik Ar-Ge ürün grubu çalışmalarını hızlandırdı, Bayer’in Global Ar-Ge çalışmaları dünyada tarımın geleceğini şekillendirecek. Öncü ülkeler tarımda fark yaratacak” diyerek biyoteknolojinin geleceğine dikkat çekiyor.
Tüketiciler Protein İstiyor
Hazır yemeğe olan ilginin artması, tüketicilerin kilo kontrolü nedeniyle posadan çok proteine öncelik vermesi gibi nedenlerden ötürü proteince zenginleştirilmiş ürün porföyünde lider Tyson Foods son yılların en büyük kazancını elde etti. Uluslararası Gıda Bilgi Konseyi’nin araştırmasına göre, “tüketiciler, 2022’de yüzde 59 olan protein tüketimlerini 2030’da yüzde 71’e çıkaracak.”
3 trilyon dolar olan küresel protein pazarının 2050’de 3,5 trilyon olması öngörülüyor. Artan yem fiyatları, iklim oynaklığı, istilacı türler hayvancılık kaynaklı protein pazarını zora sokuyor. Biyoteknolojiye yatırım yapan devlerden biri de Bayer, 71 yıldır Türkiye’de binden fazla çalışanıyla tarım/gıda ekosistemine katkı sunuyor. Antalya’daki Ar-Ge merkezinde tarıma dair yenilikçi çözümler üretiyor.
Yeni Yeşil Devrim Biyoteknoloji
Dünyayı yönettiğini düşündüğümüz tarım gıda devleri tarımsal görüntülemeden, tohuma, bitki beslemeden, toprak bakım ürünlerine pek çok kategoride eski ürünlerin yerini alacak, çevre ve insan dostu, hayvan refahını önceleyen, biyoçeşitlilik unsurlarını destekleyen” ürünler geliştiriyor. 2050’ye kimyasal pek çok ürün ve uygulamanın yerini biyolojik mücadele yöntem ve ürünleri alacak.
Biyoteknolojiye Yatırım Yapan Protein Savaşını Kazanır
Beslenmede proteinin önemi arttıkça, tarımın küresel devleri hayvan ve bitki proteinine alternatif uygun fiyatlı/çevresel etkileri düşük alg gibi proteinlere ve teknolojilere yatırım yapıyor. Hayvancılık kaynaklı emisyon azaltımına yönelik biyoteknoloji ürünler geliştiriyor. Beslenmenin karbon ayak izini düşürecek bilimsel çalışmaları fonluyor. Domuz, hindi, böcekler ve hatta deve farklı coğrafya ve kültürlerde önemli bir hayvansal protein kaynağı olurken Türkiye büyük baştan sağlanan proteinin yerine hala sürdürülebilir bir alternatif koyamadı. Küçükbaşla ilgili çeşitli zorluklar var. Protein ekonomisinin geleceği biyoteknolojiye endeksli.
Geleceği Kim Besleyecek
Geleceği kim nasıl besleyecek, fermente protein pazarında 150 milyar dolarlık fırsat alıcısını bekliyor. Bir biyoproses olan fermantasyon, gıda üreticilerinin hayvanlar yerine mikropları kullanarak protein ve diğer bileşenleri üretmesine olanak tanıyor. Uzmanlara göre fermente proteinler 2050’ye kadar toplam protein pazarının yüzde 4’ünü oluşturacak, gereken yatırım 250 milyar dolar.
Çiftlik Profilinde Değişime İhtiyaç Var
Çamili, “tarımın geleceğini planlayabilmek için devletin, özel sektörün ve çiftçilerin birlikte çalışması gerekiyor. Türkiye, iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkelerden. Çiftçi/Çiftlik profilinde değişime ihtiyaç var. Üreticilerin teknolojiye yatkın, sürdürülebilir tarım uygulamalarına odaklanan ve daha büyük ölçekli çiftliklere sahip bir yapıya dönüşmesi bekleniyor. Bu değişim, tarım sektörünün verimliliğini ve rekabetçiliğini artıracak. ABD’de çiftçilerin %80’i akıllı tarım teknolojilerini kullanıyor, Avrupa’da bu oran yaklaşık %24 düzeyinde” diyerek tarımda teknoloji kullanımının verime ve çiftçi gelirlerine etkisine dikkat çekiyor.”