Naki BAKIR
İç ve dış şokların etkisiyle nisan ayında sert bir düşüş kaydeden tüketici güveni, mayısta belli oranda toparlanmakla birlikte mart ayı düzeyine geri gelemedi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Merkez Bankası iş birliği ile yürütülen Tüketici Eğilim Anketi sonuçlarından hesaplanan Tüketici Güven Endeksi mart ayında yüzde 5’e yaklaşan bir artışla yaklaşık son iki yılın en yüksek aylık düzeyi olan 85,9 değerini almıştı. Ancak bu sonuç, veri derleme dönemi dolayısıyla ağırlıkla ayın ilk yarısındaki tabloyu yansıtıyordu.
19 Mart’ta başlayan İBB operasyonu ile gelişen toplumsal gerilim ve 2 Nisan’da ABD’nin yeni gümrük tarifesi ile kızışan küresel ticaret savaşlarının yol açtığı dış gerilimin etkisi bir sonraki ay endekse yansımış, tüketici güveni nisanda yüzde 2,3 düşüşle 83,9’a inmişti.
TÜİK’in dün açıkladığı mayıs ayı sonuçlarına göre ise Endeks, bu ay yüzde 1,1 oranında artarak 84,8 oldu. Buna göre 19 Mart sonrası şokların olumsuz etkisi belli ölçüde aşılmakla birlikte güven düzeyi iki ay önceki düzeyin altında kalmaya devam etti.
Ekonomide öncü gösterge
Tüm dünyada ekonomideki gidişat ve gelişmeleri yakından izlemek amacıyla öncü gösterge olarak kullanılan Tüketici Güven Endeksi, tüketicilerin, genel ekonomik gidişat ve kendi mali durumlarına ilişkin beklenti ve değerlendirmeleri ile harcama ve tasarruf eğilimlerini ölçüyor. Tüketici güveninin ölçümünde baz alınan Tüketici Eğilim Anketinin örnek büyüklüğü aylık 4 bin 884 haneden oluşuyor.
Anket, veri giriş programı tarafından tesadüfî olarak seçilen ve haneyi temsil eden 16 ve daha yukarı yaştaki bir bireyle yapılıyor. 0-200 aralığında değer alabilen endeksin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser, 100’den küçük olması kötümser durumu yansıtıyor.
Enflasyon beklentisinde iki aydır bozulma
Yaklaşık iki yıldır uygulanan ve temel önceliği enflasyonla mücadele olan parasal sıkılaştırma esaslı ekonomik program kapsamında en olumsuz unsuru psikolojik faktör olarak halkın dezenflasyona “ikna” olmaması oluşturuyor. Tüketicilerin ileriye yönelik enflasyon beklentilerinde ise tedricen de olsa oluşmaya başlayan iyimserliğin son iki aydır tersine dönmeye başladığı dikkati çekiyor.
Geçen on iki aylık döneme göre gelecek on iki ayda tüketici fiyatlarının değişimine ilişkin “beklenti” endeksinin değeri, nisanda yüzde 6 düşüşle 56, mayısta da yüzde 0,3 düşüşle 55,8’e geriledi. Bu endeksin artması tüketici fiyatları bazında enflasyonda düşüş, azalması ise artış beklentisini yansıtıyor. Enflasyonda artış beklentileri güçlenirken, ücretlerde değişime ilişkin beklentilerde iyimserlik de mayısta tersine döndü. Nisanda yüzde 2,2 artışla 108,2’ye çıkmış olan ücretlere ilişkin endeksin değeri mayısta yüzde 0,1 düşerek 108 değerini aldı.
Ev alma beklentisinde kıpırdama
Refah göstergesi olarak tüketici güveninin somutlaştığı alanların başında gelen ev satın alma eğilimi canlanmaya devam etmekle birlikte, güven endeksinin bileşenleri içinde en düşük değerleri almaya devam etti. Hanelerin gelecek 12 ayda konut satın alabilme veya inşa ettirme ihtimaline ilişkin alt endeksin martta sadece 13,6 olan, nisanda yüzde 2,9 artışla 14’e çıkan değeri, mayısta da yüzde 7,8 artışla15,1’e kadar yükseldi. Ancak baz değerin 100 olduğu dikkate alındığında ev alma beklentisinin düzeyi hala diplerde olduğu dikkati çekiyor.
Gelecek 12 ayda konut tamirine para harcama eğilimine ilişkin endeks ise mayısta yüzde 1,6 düşüşle 34.7’ye indi. Gelecek 12 ayda otomobil alma beklentisini ölçen endeksin martta 23,4 olan, nisanda yüzde 10,6 artışla 25,9’e yükselen değeri ise mayısta yüzde 1,7 düşüşle 25,4’ye geriledi ve konuttan sonra en düşük beklenti düzeyini oluşturmaya devam etti.