Dün, Ticaret Bakanlığı tarafından:
İran’dan gelen sebzelerin ithalatı zorlaştırıldı…
***
Ocak ayında:
“Milli yiyeceğimiz “çiğköfte”…
Ama…
Biberi, marulu İran’dan…
Kıvırcığı Mısır’dan…
(Yerli ürünler ise çürüyor: “Yüksek maliyet” nedenli “yüksek fiyat” dezavantajından…)
Yağı Tunus’tan/Ukrayna’dan…
Yakında, bulguru/ domatesi/salçası Rusya’dan…
Üstüne de Irak’tan gelen çay, “ABD ürünü” (şeker olduğu şüpheli) ile tatlandırılan…” diye yazmıştık…
***
“Neden İran biberi/marulu?
Zor değil çözmesi:
İran’da kurduğun 200 dönümlük serayı ısıtmak için harcadığın aylık doğalgaz 4 bin lira…
“1.5 lira” benzinin litresi…
Dolayısıyla “düşük” navlun maliyeti…
“250-300 lira” işçinin yevmiyesi…
Üstüne:
Türkiye’nin onda bir fiyatına, sera (çelik, muşamba, naylon) malzemeleri…” diye nedenlerini de sıralamıştık…
***
“Nasıl rekabet edecek yerli üretici?” diye de sorgulamıştık…
VELHASIL
Ocak ayındaki bu fotoğraftan, yaklaşık 1 ay sonra, 17 Şubat tarihinde:
Tarım Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü, zararlı organizma taşıma riski bulunan ürünlerin İran’dan ithalatında bitki karantina risklerini belirlemek amacıyla Zararlı Risk Analizi raporlarının değerlendirileceğini açıklamıştı.