Destekleme politikaları tarımın direksiyonudur; çiftçiden mi, yoksa sanayici ve tüccardan tarafa mı döndürüleceğini gösteren pusuladır. Direksiyona yön veren de, hükümettir. Çiftçilerin krizde olmasının temel nedeni, hükümetlerin politikalarıdır
Tarım Kanunu’nun çıkarıldığı 2006 yılında çiftçilerin kredi borcu, 6 milyar 475 milyon lira idi. 2026 yılı Temmuz ayında 1 trilyon 492 milyon 28 bin liraya yükseldi. Yani 20 yılda yaklaşık 230 kat arttı. Çiftçi borçları 230 kat arttığı bu zaman zarfında AK Parti iktidardaydı.
Abdullah Aysu
Sözü dolandırmadan söyleyeyim: Çiftçi darda; ürettiğine, üreteceğine pişman edilmiş durumda! Nedenlerinin kökleri, geçmişte temelleri atılan, bugün yanlışlığı orta yerde olan; neoliberal tarım politikalarında.
Çiftçiler neden darda?
Destekleme politikaları tarımın direksiyonudur; çiftçiden mi, yoksa sanayici ve tüccardan tarafa mı döndürüleceğini gösteren pusuladır. Direksiyona yön veren de, hükümetin elidir. Özcesi, çiftçilerin bugün krizde olmasının temel nedeni, hükümetlerin tarımda uyguladıkları serbest piyasa politikaları…
Ama ana neden, hükümet(ler)in tarımı desteklememesidir. Hükümetlerin uyguladığı serbest piyasa politikaları nedeniyle çiftçilerin; devleti, şirketleri ve bankaları desteklemesidir. Bunu daha anlaşılır kılmak için geçmiş destekleme politikalarına bakmak gerekmektedir.
Geçmiş destekleme politikaları
Neoliberal politikalar öncesinde ithal ikameci politikalar uygulanmaktaydı. Bu dönemde tarıma yapılan destekler şöyleydi:
- Fiyat yoluyla yapılan destekler,
- Ucuz ve yeterli girdi temini yoluyla yapılan destekler,
- Üretimin belirli kademelerinde yapılan avans ödemeleri şeklinde destekler,
- Tarımsal yatırım teşvikleri,
- İhracata teşvik, ithalata koruma,
- Tarımsal kredi faizinin düşük tutulması,
- Süt teşvik primi, pamuk primi,
- Doğal afet ödemeleri,
- Toprak, mera, hayvan ıslahı çalışmaları,
- Sulama yatırımları,
- Toplu ilaçlamalar gibi hizmetler,
- Bitki hastalık ve zararlılarına karşı erken uyarı sistemleri kurma,
- Arazi toplulaştırması için yatırımlar,
- Toplu ilaçlamalar (süne mücadelesi gibi),
- Ar-Ge çalışmaları,
- Kooperatiflerin örgütlenmesi ve diğer kamu yatırım harcamalarıydı.
Görüldüğü üzere, devlet, ithal ikameci politika uyguladığı dönemde tarıma 16 kalem destek yapmaktaydı. Bu dönemin en yaygın destekleme şekli, fiyat yoluyla yapılan desteklemelerdi.





