Çorum’un Osmancık ilçesinde yüzyıllardır yetiştirilen Osmancık Karası üzümünün genetik özellikleri incelendi. Türkiye’deki diğer üzüm çeşitlerinden farklı olduğu belirlenen üzüm, yeni bir çeşit olarak milli gen havuzuna kaydedildi. Yüzde 77,7 şıra oranı sayesinde pekmez yapımına oldukça uygun olduğu tespit edilen üzümün coğrafi işaret alması için çalışmalar sürüyor.
Osmancık ilçesinde yüzyıllardır yetiştirilen Osmancık Karası üzümünün genetik özellikleri bilimsel çalışmalarla belirlendi. Osmancık Kaymakamlığı, Ankara Üniversitesi ve Tekirdağ Bağcılık Araştırma Enstitüsü iş birliğiyle yürütülen çalışmalarda, üzümün gen haritası çıkarıldı. Türkiye’deki diğer üzüm çeşitlerinden genetik olarak farklı olduğu tespit edilen Osmancık Karası, yeni bir çeşit olarak milli gen havuzuna kaydedildi.

Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde de Osmancık’ın sulu ve lezzetli üzümlerinden söz edilirken, bu üzümün Osmancık Karası olabileceği değerlendiriliyor. Hitit Üniversitesi iş birliğiyle yapılan analizlerde, üzümün yüzde 77,5 şıra oranına sahip olduğu ve pekmez üretimine oldukça uygun bulunduğu belirlendi. Üzümün coğrafi işaretle tescillenmesi için Türk Patent ve Marka Kurumuna başvuru yapıldı.

Osmancık Karası üzümünün yetiştiriciliği, ilçeye bağlı Kargı köyünde geleneksel yöntemlerle sürdürülüyor. Köyde yaşayan Cengiz Kargı ile 93 yaşındaki annesi Safiye Kargı, yaklaşık 150 yıllık aile bağlarında üzüm yetiştirerek bağcılık ve pekmez kültürünü yaşatmaya devam ediyor. Konik ve sık salkımlı yapıya sahip olan Osmancık Karası, ince kabuğu, bol suyu ve geç olgunlaşmasıyla biliniyor. Özellikle pekmez yapımında tercih edilen üzümler, hasadın ardından yörede “şınavat” adı verilen geleneksel düzeneklerde ezilerek şırası çıkarılıyor. Pekmez toprağıyla durultulan şıra, kazanlarda kaynatılarak pekmeze dönüştürülüyor.







