Manisa’nın Demirci ilçesinde yılda yaklaşık 450 ton çitlembik toplanıyor. Çocukluğunda annesiyle başladığı çitlembik toplama işini 78 yaşında sürdüren Zeynep Sönmez, kadınlarla birlikte doğadan topladığı ürünleri satarak aile bütçesine katkı sağlıyor. Çitlembik, çerez ve yağ olarak da değerlendiriliyor.
Demirci’nin yayla ve kırsal alanlarında kendiliğinden yetişen çitlembik, ilçede yaklaşık 40 mahallede toplanıyor.
Eylül ayında olgunlaşmaya başlayan çitlembik için sabahın erken saatlerinde dağ yollarına düşen kadınlar, ağaçlardan topladıkları ürünleri kovalarla ve çuvallarla evlerine taşıyor.

Rahmanlar Mahallesi’nde yaşayan kadınlar da topladıkları çitlembikleri su dolu kazanlarda yıkayarak kızıl kısımlarından ve yapraklarından ayırıyor.
Temizlenen ürünler, kuruması için güneşe seriliyor. Yıllar içinde toplama ve işleme yöntemlerini öğrenen kadınlar, çitlembiği hem kendi tüketimleri hem de satış için hazırlıyor. Kurutulduktan sonra kavrularak çerez şeklinde tüketilebilen çitlembiğin yağı da çıkarılıyor.

Ürün, başta İstanbul, Ankara, Gaziantep ve Bursa olmak üzere farklı kentlerdeki ilaç ve kozmetik sektöründe faaliyet gösteren firmalara gönderiliyor. Demirci’de yılda yaklaşık 450 ton toplanan çitlembik, yöre halkı için önemli bir gelir kaynağı olmasının yanı sıra yağından çerezine kadar farklı şekillerde değerlendiriliyor.

‘REKOLTE BOL OLDUĞU İÇİN SATIP AİLE BÜTÇESİNE KATKI SAĞLIYORUZ’
Çiftçi Zeynep Sönmez ise çocukluğundan bu yana ailesinden öğrendiği çitlembik toplama geleneğini sürdürüyor. Yıllardır annesi ve yengesiyle dağlara giderek çitlembik toplayan Sönmez, bugün de kırsal mahallelerde yaşayan kadınlarla birlikte doğada kendiliğinden yetişen bu bitkiyi toplayıp satarak aile bütçesine katkı sağlıyor. Çocukluk yıllarından bu yana çitlembik topladığını ifade eden Zeynep Sönmez, “Çocukluğumdan beri yengemle, annemle giderdik. Sıyırır gelirdik, çöplerinden yıkayıp kuruturduk. Çitlembiği öğüterek yağ çıkarttırırdık. Ekim ayı girmeden yetişmeye başlıyor. Yeşilini toplayıp geliyoruz, çuvallara koyup eve getiriyoruz. Kazanı suyla doldurup üstüne çıkanları alıyoruz, altındaki yeşilini ise bir daha süzüp çuvala koyuyoruz. Serip kuruttuktan sonra satıyoruz. Eskiden yağ çıkartıp kendimiz yiyorduk, şimdi rekolte bol olduğu için satıp aile bütçesine katkı sağlıyoruz” dedi.







